<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Katreyiz Türk Halk Müziği Forumu - Y]]></title>
		<link>http://www.katreyiz.com/</link>
		<description><![CDATA[Katreyiz Türk Halk Müziği Forumu - http://www.katreyiz.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2010 17:56:37 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Yusuf GÜL]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=5067</link>
			<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 10:28:34 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=5067</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Biyografi<br />
<br />
Yusuf Gül, Sivas ilinin Kangal ilçesine bağli Çayırova köyünde doğdu. 1969 yılında Ankara'ya yerleşti. İlk, orta ve lise eğitimini burada tamamladı.<br />
<br />
Babası Hasan Gül'ün köy aşığı ve zakir olması sebebiyle müziğin içinde doğmuş, ilk feyzi de "ustam" dediği babasından almıştır.<br />
<br />
Müzikle, bilimsel anlamda, 1984 yılında, Musa Eroğlu Müzik Merkez'inde tanıştı. 1986 yılında TRT Ankara Radyosu&#8217;nun açmış olduğu gençlik korosu sınavını kazanarak beş yıl bu koronun çalışmalarına katılan Yusuf Gül, 1991 yılında Ankara Radyosu Yurttan Sesler Korosunda solist olarak çalışmalara başladı. Aynı yıl Mehmet İpek ve Hüseyin Karakuş ile birlikte "Telden Dile 1" adlı bir grup kaseti yaptı. 1993 yılında Mehmet İpek ile kasetin adını taşıyan "Telden Dile Müzik Merkezi"ni kurarak, müzikal birikimlerini öğrencilere aktardı.<br />
<br />
1993 yılında "Yine Gönlüm Hoş Değil" isimli ilk solo albümünü, 1996 yılında "Telden Dile 2" isimli grup albümü, 1997 yılında "Bir Ömür Türkü", 2001 yılında "Sevdanla Çıktım Yola", 2005 yılında ise "Üzülme" isimli solo albümlerini çıkardı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Biyografi<br />
<br />
Yusuf Gül, Sivas ilinin Kangal ilçesine bağli Çayırova köyünde doğdu. 1969 yılında Ankara'ya yerleşti. İlk, orta ve lise eğitimini burada tamamladı.<br />
<br />
Babası Hasan Gül'ün köy aşığı ve zakir olması sebebiyle müziğin içinde doğmuş, ilk feyzi de "ustam" dediği babasından almıştır.<br />
<br />
Müzikle, bilimsel anlamda, 1984 yılında, Musa Eroğlu Müzik Merkez'inde tanıştı. 1986 yılında TRT Ankara Radyosu&#8217;nun açmış olduğu gençlik korosu sınavını kazanarak beş yıl bu koronun çalışmalarına katılan Yusuf Gül, 1991 yılında Ankara Radyosu Yurttan Sesler Korosunda solist olarak çalışmalara başladı. Aynı yıl Mehmet İpek ve Hüseyin Karakuş ile birlikte "Telden Dile 1" adlı bir grup kaseti yaptı. 1993 yılında Mehmet İpek ile kasetin adını taşıyan "Telden Dile Müzik Merkezi"ni kurarak, müzikal birikimlerini öğrencilere aktardı.<br />
<br />
1993 yılında "Yine Gönlüm Hoş Değil" isimli ilk solo albümünü, 1996 yılında "Telden Dile 2" isimli grup albümü, 1997 yılında "Bir Ömür Türkü", 2001 yılında "Sevdanla Çıktım Yola", 2005 yılında ise "Üzülme" isimli solo albümlerini çıkardı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yaşar KABAOSMANOĞLU]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=4288</link>
			<pubDate>Fri, 13 Feb 2009 18:42:18 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=4288</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Biyografi<br />
Artvin Hopalı'yım. İlk ve orta ögrenimimi Artvin Kemalpaşada tamamladım. Lise ögrenimimi Rize Ticaret Lisesi'nde bitirdikten sonra vatani görevimi yerine getirmek üzere askerliğimi yaptım. Hayatta bir çok meslek alanlarında çalıştım. Ailem Artvin'de oturmaktadır. Ailemin en büyük çocuğuyum 6 kardeşiz. Müziğe ortaokul yıllarında müzik ögretmenimin tavsiyesiyle başladım. 1995 yılında profesyonel olarak müzik hayatına atıldım. İstanbul'da yaşıyorum halen bekarım...<br />
<br />
<br />
Sanatçının Murteza, Rakani ve Salıncak isimli üç albümü vardır.<br />
<br />
<br />
<br />
http://www.yasarkabaosmanoglu.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Biyografi<br />
Artvin Hopalı'yım. İlk ve orta ögrenimimi Artvin Kemalpaşada tamamladım. Lise ögrenimimi Rize Ticaret Lisesi'nde bitirdikten sonra vatani görevimi yerine getirmek üzere askerliğimi yaptım. Hayatta bir çok meslek alanlarında çalıştım. Ailem Artvin'de oturmaktadır. Ailemin en büyük çocuğuyum 6 kardeşiz. Müziğe ortaokul yıllarında müzik ögretmenimin tavsiyesiyle başladım. 1995 yılında profesyonel olarak müzik hayatına atıldım. İstanbul'da yaşıyorum halen bekarım...<br />
<br />
<br />
Sanatçının Murteza, Rakani ve Salıncak isimli üç albümü vardır.<br />
<br />
<br />
<br />
http://www.yasarkabaosmanoglu.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yusuf  Ercan  KADIOGLU]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3234</link>
			<pubDate>Mon, 23 Jun 2008 22:19:12 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3234</guid>
			<description><![CDATA[Biyografi<br />
<br />
<br />
1922 yilinda dogdu. Çocuklugu Malatya&#8217;ya bagli Hekimhan kazasinin Çavus köyünde geçti. Ilkokul 3. sinifa kadar okudu. Çiftçilikle baslayan yasami babasinin meslegi olan yapi ustaligi ve marangozlukla devam etti. 1942 yilinda evlendi. Alti çocugu oldu.1959 yilinda Malatya&#8217;ya göçtü. 14 yil boyunca Malatya&#8217;da marangozlukla ugrasti. 1973 yilinda Iskenderun&#8217;a gitti. Orada marangozluk, emlakçilik ve yapi malzemesi ticaretiyle ugrasti. 1989 yilinda esinin rahatsizligi nedeniyle Istanbul&#8217;a tasindi.Halen orada yasamaktadir.<br />
Ilk kitabi olan Cennet Gülleri isimli siir kitabi 1994 yilinda yayinlandi.Anilarini ve siirlerini topladigi bu kitap onun ikinci eseridir.<br />
<br />
<br />
BITMEYEN ÇILE<br />
Bir mesken kurmustuk Çavus köyüne<br />
Temeli attik küçük tepe önüne<br />
Simdi seyreyleyin isin sonuna<br />
Çileler bagladi dert siralandi<br />
<br />
Öküz purçak ister esek arpayi<br />
Yörümezse kiçina vur sopayi<br />
Yaprak tarha ister odun baltayi<br />
Çileler bagladi dert siralandi<br />
<br />
Keçi uyuz olur katran sürülür<br />
Sütleri kesilir oglak bagirir<br />
Annecigimin el ayagi yarilir<br />
Çileler basladi dert syralandi<br />
<br />
Ayakkabi yoktur çarik delindi<br />
Evimize birde gelin alindi<br />
Üç bes günlük ancak söyle salindi<br />
Çileler basladi dert siralandi<br />
<br />
Bir oglumuz oldu dünya güzeli<br />
Bir yil oldu yörüyeli gezeli<br />
Süte düsüp yandi buymus kaderi<br />
Çileler bagladi dert siralandi<br />
<br />
Annem ölüp gitti babamda hasta<br />
Esim dostum yapti kaldi yatakta<br />
Yol yapacak bir ben kaldim ayakta<br />
Çileler basladi dert siralandi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Biyografi<br />
<br />
<br />
1922 yilinda dogdu. Çocuklugu Malatya&#8217;ya bagli Hekimhan kazasinin Çavus köyünde geçti. Ilkokul 3. sinifa kadar okudu. Çiftçilikle baslayan yasami babasinin meslegi olan yapi ustaligi ve marangozlukla devam etti. 1942 yilinda evlendi. Alti çocugu oldu.1959 yilinda Malatya&#8217;ya göçtü. 14 yil boyunca Malatya&#8217;da marangozlukla ugrasti. 1973 yilinda Iskenderun&#8217;a gitti. Orada marangozluk, emlakçilik ve yapi malzemesi ticaretiyle ugrasti. 1989 yilinda esinin rahatsizligi nedeniyle Istanbul&#8217;a tasindi.Halen orada yasamaktadir.<br />
Ilk kitabi olan Cennet Gülleri isimli siir kitabi 1994 yilinda yayinlandi.Anilarini ve siirlerini topladigi bu kitap onun ikinci eseridir.<br />
<br />
<br />
BITMEYEN ÇILE<br />
Bir mesken kurmustuk Çavus köyüne<br />
Temeli attik küçük tepe önüne<br />
Simdi seyreyleyin isin sonuna<br />
Çileler bagladi dert siralandi<br />
<br />
Öküz purçak ister esek arpayi<br />
Yörümezse kiçina vur sopayi<br />
Yaprak tarha ister odun baltayi<br />
Çileler bagladi dert siralandi<br />
<br />
Keçi uyuz olur katran sürülür<br />
Sütleri kesilir oglak bagirir<br />
Annecigimin el ayagi yarilir<br />
Çileler basladi dert syralandi<br />
<br />
Ayakkabi yoktur çarik delindi<br />
Evimize birde gelin alindi<br />
Üç bes günlük ancak söyle salindi<br />
Çileler basladi dert siralandi<br />
<br />
Bir oglumuz oldu dünya güzeli<br />
Bir yil oldu yörüyeli gezeli<br />
Süte düsüp yandi buymus kaderi<br />
Çileler bagladi dert siralandi<br />
<br />
Annem ölüp gitti babamda hasta<br />
Esim dostum yapti kaldi yatakta<br />
Yol yapacak bir ben kaldim ayakta<br />
Çileler basladi dert siralandi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yozgatlı Hüzni]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3156</link>
			<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 19:57:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3156</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Biyografi<br />
1879 - 17 Ocak 1936. Yozgat&#8217;ta doğdu. Asıl adı Mehmet Bahattin&#8217;dir. Yaklaşık 4 yaşında babasının ölmesi üzerine akrabalarının yardımıyla zor koşullarda büyüdü.<br />
<br />
Önce İptidai ve İdari mekteplerinde okudu. Daha sonra ise Sağır Mustafa ağ Medresesinde 4 yıl kadar eğitimini sürdürdü. Bu dönemde Arapça ve Farsça öğrendi, dini bilgisini pekiştirdi. Ancak koşullar daha fazla elvermeyince okuldan ayrılarak mahkemede katipliğe başladı.<br />
<br />
Kendi döneminde yörede bilinen Gamlı, Hasta Bekir Salim gibi birçok aşıkla ve şairle arkadaşlık etti, deyişmelerde bulundu.<br />
<br />
Ayrıca Hizbi mahlasına da kullanan Hüzni, yaklaşık 13 yıl askerlikten sonra Haymana, Zile ve Yozgat&#8217;ta imamlık yaptı.<br />
<br />
Geçmişi itibariyle Nakşibendi tarikatından olduğu yolunda veriler bulunmasına karşın kendisi şiirinde Kerbela, Ali, Hüseyin, Hasan konularını işledi ve Bektaşiliği öne çıkardı. Bu konular ilk kez ayrıntılı olarak ise M. Öcal Oğuz işleninceye dek de fazlaca gündeme gelmedi.<br />
<br />
Hüzni&#8217;ye ilişkin ayrıntılı bir araştırma M. Öcal Oğuz tarafından »Yozgatlı Hüzni«, (1990) adıyla yayımlandı.<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Biyografi<br />
1879 - 17 Ocak 1936. Yozgat&#8217;ta doğdu. Asıl adı Mehmet Bahattin&#8217;dir. Yaklaşık 4 yaşında babasının ölmesi üzerine akrabalarının yardımıyla zor koşullarda büyüdü.<br />
<br />
Önce İptidai ve İdari mekteplerinde okudu. Daha sonra ise Sağır Mustafa ağ Medresesinde 4 yıl kadar eğitimini sürdürdü. Bu dönemde Arapça ve Farsça öğrendi, dini bilgisini pekiştirdi. Ancak koşullar daha fazla elvermeyince okuldan ayrılarak mahkemede katipliğe başladı.<br />
<br />
Kendi döneminde yörede bilinen Gamlı, Hasta Bekir Salim gibi birçok aşıkla ve şairle arkadaşlık etti, deyişmelerde bulundu.<br />
<br />
Ayrıca Hizbi mahlasına da kullanan Hüzni, yaklaşık 13 yıl askerlikten sonra Haymana, Zile ve Yozgat&#8217;ta imamlık yaptı.<br />
<br />
Geçmişi itibariyle Nakşibendi tarikatından olduğu yolunda veriler bulunmasına karşın kendisi şiirinde Kerbela, Ali, Hüseyin, Hasan konularını işledi ve Bektaşiliği öne çıkardı. Bu konular ilk kez ayrıntılı olarak ise M. Öcal Oğuz işleninceye dek de fazlaca gündeme gelmedi.<br />
<br />
Hüzni&#8217;ye ilişkin ayrıntılı bir araştırma M. Öcal Oğuz tarafından »Yozgatlı Hüzni«, (1990) adıyla yayımlandı.<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yorgansız Hakkı]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3152</link>
			<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 19:35:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3152</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Biyografi<br />
1895 - 17 Şubat 1964. Kastamonu&#8217;da doğdu. Asıl adı Hakkı Halil Bayraktar&#8217;dır. Hakkı Çavuş ya da Yorgansız Hakkı Çavuş olarak da bilinir. Anne tarafından şair bir aileden gelmektedir.<br />
<br />
Eğitimine İstanbul&#8217;da başladı. Bir süre sonra da Kastamonu&#8217;da sürdürdü. 1. Dünya Savaşı (1914-18) sırasında askere alındığı için eğitimi yarıda bırakmak zorunda kaldı. 8 yıl sonra, 1923&#8217;te yeniden Kastamonu&#8217;ya döndü.<br />
<br />
Bir süre memurluk yaptıktan sonra görevinden ayrılarak bağlama elinde dolaşmaya başladı. Çankırı&#8217;nın Ilgaz ilçesinde 8 yıl boyunca, Aşık Dertli&#8217;nin ve Geredeli Figani&#8217;nin yetiştirmiş olduğu Aşık Naili&#8217;ye çıraklık yaptı.<br />
<br />
Bugüne dek yöresinin birçok türküsünün arşivlere aktarılmasına kaynak olan Yorgansız Hakkı&#8217;nın yaklaşık 130 şiiri bulunmaktadır.<br />
<br />
Şiirin değişik biçimlerinde örnekler veren Yorgansız Hakkı, aşıklık geleneğinin Kastamonu&#8217;daki önemli temsilcilerinden sayılmaktadır.<br />
<br />
Yorgansız Hakkı&#8217;ya ilişkin, Mustafa Eski&#8217;nin hazırladığı »Aşık Yorgansız Hakkı« (1979) adlı bir araştırma bulunmaktadır.<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Biyografi<br />
1895 - 17 Şubat 1964. Kastamonu&#8217;da doğdu. Asıl adı Hakkı Halil Bayraktar&#8217;dır. Hakkı Çavuş ya da Yorgansız Hakkı Çavuş olarak da bilinir. Anne tarafından şair bir aileden gelmektedir.<br />
<br />
Eğitimine İstanbul&#8217;da başladı. Bir süre sonra da Kastamonu&#8217;da sürdürdü. 1. Dünya Savaşı (1914-18) sırasında askere alındığı için eğitimi yarıda bırakmak zorunda kaldı. 8 yıl sonra, 1923&#8217;te yeniden Kastamonu&#8217;ya döndü.<br />
<br />
Bir süre memurluk yaptıktan sonra görevinden ayrılarak bağlama elinde dolaşmaya başladı. Çankırı&#8217;nın Ilgaz ilçesinde 8 yıl boyunca, Aşık Dertli&#8217;nin ve Geredeli Figani&#8217;nin yetiştirmiş olduğu Aşık Naili&#8217;ye çıraklık yaptı.<br />
<br />
Bugüne dek yöresinin birçok türküsünün arşivlere aktarılmasına kaynak olan Yorgansız Hakkı&#8217;nın yaklaşık 130 şiiri bulunmaktadır.<br />
<br />
Şiirin değişik biçimlerinde örnekler veren Yorgansız Hakkı, aşıklık geleneğinin Kastamonu&#8217;daki önemli temsilcilerinden sayılmaktadır.<br />
<br />
Yorgansız Hakkı&#8217;ya ilişkin, Mustafa Eski&#8217;nin hazırladığı »Aşık Yorgansız Hakkı« (1979) adlı bir araştırma bulunmaktadır.<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yemini]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3085</link>
			<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 01:32:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3085</guid>
			<description><![CDATA[Biyografi<br />
Adı Fazıl oğlu Mehmet Yemini olarak bilinirse de, gerçek kişiliği, doğum - ölüm tarihleri, eserleri, asıl adı hakkında yeterli bilgi ve belgeler yok. Ancak Alevi - Bektaşi geleneğinde ''Yedi Ulular'' olarak bilinen Fuzuli - Hatayi - Virani - Pir Sultan - Nesimi - Kul Himmet gibi saygın şairler arasında yer alan Y emini, Onaltıncı yüzyılda yaşamış, ancak yaşamı konusunda güvenilir nitelikte hiç bir bilgi bulunmamaktadır .Bektaşi ozanı. Örnrü, Tuna ırmağı yörelerinde geçmiş. Betova'da büyük bir dergahı olan, Bektaşi azizelerinden Akyazılı Sultanın ardalarındandır. Teskireler, bu şairden hiç söz etmez. Ancak Demir Baba velayet namesinde adı: ''Hafız Kelam Yemini'' olarak geçer ki, bundan Kur'an-ı Kerim'i ezbere okuduğu anlaşılmaktadır. Şiirlerinde koyu Alevi-Bektaşi inancını işler. On iki imama gönülden bağlılığını dile getirir.<br />
<br />
Şiirleri özellikle Alevi -Bektaşi toplumu içinde çok yaygın olan Yemini'nin kesin olarak doğum ve ölüm tarihleri bilinmemekle beraber, eserlerinden ve dolaylı bilgilerden 15. yüzyıl sonları ile 16. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı sanılmaktadır. Yaşantısı hakkında o çağlarda yazılmış teskirelerde yeterli bilgi verilmemektedir. Asıl adının Ali olduğu, Akyazılı İbrahim Dede zaviyesinde hizmet ettiği ve ''Yemini'' mahlasını burada iken yazdığı şiirlerinde kullandığı söylenir. Yemini'nin şiirleri genellikle hece ölçüsü ile yazılmış 01makla beraber, bazı şiirlerinde aruz ölçüsünü de hatasız ve ustaca kullandığı görülür. Şiirlerinin toplu olarak bulunduğu bir divanı şimdiye değin ele geçmemiştir.<br />
<br />
1519'da yazdığı ''Faziletname'' (Erdem kitabı) adındaki 7300 beyitten oluşan manzum bir eseri bulunmaktadır. Bu Hz. Muhammed ile Hz. Ali'nin erdemlerinden kerametlerinden, cenklerinden methiye olarak bahseden, Alevilerce kutsal sayılan bir kitaptır . Mesnevi tarzında yazılmıştır. Yeni yazıyla Emek Basımevi tarafından basılmıştır. Fakat bu baskıda bir çok imla hataları bulunmaktadır. Bu şiirlerin bir bölümünde hurufi temaları işlenmiştir. Yemini, Alevi ve Hurufi inancına bağlı bir ozandır. İnsan - Tanrı birliğinin harflerle açıklanabileceğine inanır. Şiirleri Bektaşilik ile ilgili yazma dergilerde dağınık halde bulunmakta olup, bazı şiirleri gazel tarzında yazılmıştır.<br />
<br />
Gerdiş-i carh-ı felek seyran-ı aşk <br />
Cümle eşya tabi-i Ferman-ı aşk <br />
Ayn-ü şin kaf-ı Hak vechindedir<br />
Hüsnünü gören olur kurban-ı aşk <br />
<br />
dizeleriyle aşkın niteliklerini, etkinliğini, özelliğini dile getirirken Yunus Emre'nin anlayışına, düşüncelerine katılır. Arınmanın, ölümsüzlüğün ve olgunlaşmanın yolu saydığı aşk ile Tanrı'ya ulaşacağına içten inanır. Şiirde söz edildiği gibi eski yazıda aşk (ayn-şin-kaf) harfleriyle yazılır.<br />
<br />
Divan geleneğine bağlıdır. Hurufiliğe yatkın bir eğilimi vardır. Şiirlerinde Fazlullah Hurufi'nin izini sürdüğü, onun görüş ve düşüncelerinden esinlendiği anlaşılmaktadır.<br />
<br />
<br />
Alevi Bektaşi Şiirleri Antolojisi<br />
İsmail Özmen<br />
Kültür Bakanlığı Yayınları <br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Biyografi<br />
Adı Fazıl oğlu Mehmet Yemini olarak bilinirse de, gerçek kişiliği, doğum - ölüm tarihleri, eserleri, asıl adı hakkında yeterli bilgi ve belgeler yok. Ancak Alevi - Bektaşi geleneğinde ''Yedi Ulular'' olarak bilinen Fuzuli - Hatayi - Virani - Pir Sultan - Nesimi - Kul Himmet gibi saygın şairler arasında yer alan Y emini, Onaltıncı yüzyılda yaşamış, ancak yaşamı konusunda güvenilir nitelikte hiç bir bilgi bulunmamaktadır .Bektaşi ozanı. Örnrü, Tuna ırmağı yörelerinde geçmiş. Betova'da büyük bir dergahı olan, Bektaşi azizelerinden Akyazılı Sultanın ardalarındandır. Teskireler, bu şairden hiç söz etmez. Ancak Demir Baba velayet namesinde adı: ''Hafız Kelam Yemini'' olarak geçer ki, bundan Kur'an-ı Kerim'i ezbere okuduğu anlaşılmaktadır. Şiirlerinde koyu Alevi-Bektaşi inancını işler. On iki imama gönülden bağlılığını dile getirir.<br />
<br />
Şiirleri özellikle Alevi -Bektaşi toplumu içinde çok yaygın olan Yemini'nin kesin olarak doğum ve ölüm tarihleri bilinmemekle beraber, eserlerinden ve dolaylı bilgilerden 15. yüzyıl sonları ile 16. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı sanılmaktadır. Yaşantısı hakkında o çağlarda yazılmış teskirelerde yeterli bilgi verilmemektedir. Asıl adının Ali olduğu, Akyazılı İbrahim Dede zaviyesinde hizmet ettiği ve ''Yemini'' mahlasını burada iken yazdığı şiirlerinde kullandığı söylenir. Yemini'nin şiirleri genellikle hece ölçüsü ile yazılmış 01makla beraber, bazı şiirlerinde aruz ölçüsünü de hatasız ve ustaca kullandığı görülür. Şiirlerinin toplu olarak bulunduğu bir divanı şimdiye değin ele geçmemiştir.<br />
<br />
1519'da yazdığı ''Faziletname'' (Erdem kitabı) adındaki 7300 beyitten oluşan manzum bir eseri bulunmaktadır. Bu Hz. Muhammed ile Hz. Ali'nin erdemlerinden kerametlerinden, cenklerinden methiye olarak bahseden, Alevilerce kutsal sayılan bir kitaptır . Mesnevi tarzında yazılmıştır. Yeni yazıyla Emek Basımevi tarafından basılmıştır. Fakat bu baskıda bir çok imla hataları bulunmaktadır. Bu şiirlerin bir bölümünde hurufi temaları işlenmiştir. Yemini, Alevi ve Hurufi inancına bağlı bir ozandır. İnsan - Tanrı birliğinin harflerle açıklanabileceğine inanır. Şiirleri Bektaşilik ile ilgili yazma dergilerde dağınık halde bulunmakta olup, bazı şiirleri gazel tarzında yazılmıştır.<br />
<br />
Gerdiş-i carh-ı felek seyran-ı aşk <br />
Cümle eşya tabi-i Ferman-ı aşk <br />
Ayn-ü şin kaf-ı Hak vechindedir<br />
Hüsnünü gören olur kurban-ı aşk <br />
<br />
dizeleriyle aşkın niteliklerini, etkinliğini, özelliğini dile getirirken Yunus Emre'nin anlayışına, düşüncelerine katılır. Arınmanın, ölümsüzlüğün ve olgunlaşmanın yolu saydığı aşk ile Tanrı'ya ulaşacağına içten inanır. Şiirde söz edildiği gibi eski yazıda aşk (ayn-şin-kaf) harfleriyle yazılır.<br />
<br />
Divan geleneğine bağlıdır. Hurufiliğe yatkın bir eğilimi vardır. Şiirlerinde Fazlullah Hurufi'nin izini sürdüğü, onun görüş ve düşüncelerinden esinlendiği anlaşılmaktadır.<br />
<br />
<br />
Alevi Bektaşi Şiirleri Antolojisi<br />
İsmail Özmen<br />
Kültür Bakanlığı Yayınları <br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yanık Ahmet]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3043</link>
			<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 23:38:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3043</guid>
			<description><![CDATA[Biyografi<br />
<br />
*********<br />
<br />
15 Mart 1959 tarihinde Mucur&#8217;un Dalakçı köyünde doğdu. Asıl adı Ahmet Şahinoğlu&#8217;dur. İlkokulu Kırşehir&#8217;de, ortaokul ve liseyi daha sonraki yıllarda Ankara&#8217;da bitirdi.<br />
<br />
Türkülerle içiçe bir ailede büyüdü ve küçük yaşlarda şiire başladı. Şiiri sevmesi yazmasında özellikle ilkokul öğretmeni Osman Sezen&#8217;in etkisi oldu.<br />
<br />
1979 yılında askere gitti. Mahlası da orada karşılaştığı Mahmut Toprak tarafından verildi.<br />
<br />
1982 yılından sonra Ankara&#8217;da yaşamaya başlayan Yanık Ahmet, Aşık Mihneti aracılığıyla şiire ilişkin bilgisini pekiştirdi.<br />
<br />
Şiirlerinde sevdadan toplumsal sorunlara dek çeşitli konuları işlemektedir. Yanık Ahmet&#8217;in çeşitli araştırmalarda yeralan, değişik radyo ve televizyon programlarında aktarılan şiirleri »İçim Cız Etti« (2007) adıyla yayınlandı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Biyografi<br />
<br />
*********<br />
<br />
15 Mart 1959 tarihinde Mucur&#8217;un Dalakçı köyünde doğdu. Asıl adı Ahmet Şahinoğlu&#8217;dur. İlkokulu Kırşehir&#8217;de, ortaokul ve liseyi daha sonraki yıllarda Ankara&#8217;da bitirdi.<br />
<br />
Türkülerle içiçe bir ailede büyüdü ve küçük yaşlarda şiire başladı. Şiiri sevmesi yazmasında özellikle ilkokul öğretmeni Osman Sezen&#8217;in etkisi oldu.<br />
<br />
1979 yılında askere gitti. Mahlası da orada karşılaştığı Mahmut Toprak tarafından verildi.<br />
<br />
1982 yılından sonra Ankara&#8217;da yaşamaya başlayan Yanık Ahmet, Aşık Mihneti aracılığıyla şiire ilişkin bilgisini pekiştirdi.<br />
<br />
Şiirlerinde sevdadan toplumsal sorunlara dek çeşitli konuları işlemektedir. Yanık Ahmet&#8217;in çeşitli araştırmalarda yeralan, değişik radyo ve televizyon programlarında aktarılan şiirleri »İçim Cız Etti« (2007) adıyla yayınlandı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yavuz TOP]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3019</link>
			<pubDate>Wed, 18 Jun 2008 01:28:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=3019</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Yavuz TOP<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
1950 yılında Erzincan'ın Tercan ilçesinde doğdum. O yıllarda Tercan ve civar köyleri Erzurum'a bağlı olduğundan, nüfusum Erzurum 'un Aşkale ilçesine kayıtlıdır. 7 yaşımdan beri ''bağlama" çalmaktayım. 1967 yılında, 17 yaşımda iken TRT İstanbul Radyosu sınavlarını kazanıp ''Yetişmiş Bağlama Sanatçısı" olarak, hiçbir staj ve kursa tabi tutulmaksızın yayınlara katılmaya başladım. Müzik çevrelerinde süratli bağlama çalmam nedeniyle virtüöz olarak nitelendirilmekteyim. 1976 yılında açılan İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı'nda ''Bağlama Hocası" olarak görev yaptım. 1980 yılında bu görevimden ayrıldım.<br />
<br />
Halk müziğimizin çağdaşlaşabilmesi ve evrensel düzeye gelebilmesi için, çalışmalara başladım. Bunun için halk çalgılarından oluşan bir orkestra kurdum.<br />
<br />
Halk müziği tarihimizde ilk kez ''Çok Sesli Halk Müziği" denemeleri yaparak, televizyon ve radyolarda yayımlanmasını sağladım. Bu çalışmalar sırasında halk müziğindeki yaylı grubu ve bas eksikliğini görerek Asya ve Anadolu kaynakları araştırmalarımla ''halk müziği kontrbası, halk müziği çellosu, halk müziği kemanı (yaylı kopuz, ıklığ) yaptım ve halk müziği çevrelerinde kullanılmasını sağladım. Bu çalışmalarla müziğimizi geliştirirken o müziği üreten müzik aletlerinin de evrimini tamamlamasını ve kaybolmaya yüz tutmuş müzik aletlerimizin günümüzde yeniden kullanılmasını amaçladım. Bağlama sanatçılığının yanı sıra sesimi de kullanarak yedi tane kişisel, yedi tane de ''Muhabbet Grubu" diye bilinen arkadaşlarımla albüm yaptım.<br />
<br />
Londra, Kopenhagen, Paris, Kôln, Viyana, Amsterdam, Lahey, Metz, Berlin, Zürich, Lozan, Bern, Sydney, Melbourne, Frankfurt gibi dünyanın çeşitli kentlerinde halk müziğimizi başarıyla temsil ettim. Tarihinde ilk kez Timur Selçuk şefliğinde, Devlet Senfoni Orkestrası ile konserler verdim. Gerçekleştirdiğim film müzikleri ile çeşitli ödüller aldım. 300'e yakın halk türküsü derleyerek halk müziği repertuarımıza kazandırdım (Gafil Gezme Şaşkın ve Yarim Senden Ayrılalı gibi çok sevilip sôylenen türküler de bunların içindedir). Halk Müziği formunda 50'ye yakın türkü besteledim (Sevdiğim Bir Gün Bana ve Bu dert Haktan mı gelmiştir bunlardan sadece ikisi).<br />
<br />
Halk müziğinin kuşaktan kuşağa aktarılabilmesi ve yaygınlaşabilmesi için, açmış olduğum müzik merkezinde yüzlerce ôğrenci yetiştirdim. Bunlar Ankara, İstanbul, İzmir, Erzurum radyolarında ve çeşitli devlet korolarında ses ve saz sanatçısı olarak görev yapmaktadırlar.<br />
<br />
Halen T.C. Kültür Bakanlığı bünyesinde solist sanatçı olarak görevliyim. İstanbul Kartal Rahmanlar'da adımı taşıyan ''Yavuz Top Halk Müziği Merkezi''nde hocalık ve yôneticilik yapmaktayım. <br />
<br />
Ülke insanımızı, çeşitli müziklerin etkisinden kurtarabilmek, kendi müziğimizin günün müzik ihtiyacı ve soundunu yakalamakla olası olduğunu düşünüyorum. Halkı sevmenin yolunun halkın ürettiği güzellikleri (müzik, edebiyat vs.) sevmek ve kuşaktan kuşağa aktararak yaşatmakla ilgili olması gerektiği inancımdan dolayı yaşamımı bu anlayışa göre düzenlemiş durumdayım. Lise mezunuyum, evliyim ve Ezgi ile Deyiş adında iki kızım var.<br />
  <br />
 <br />
Yavuz TOP<br />
 <br />
<br />
Kaynak: http://yavuztop.net]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Yavuz TOP<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
1950 yılında Erzincan'ın Tercan ilçesinde doğdum. O yıllarda Tercan ve civar köyleri Erzurum'a bağlı olduğundan, nüfusum Erzurum 'un Aşkale ilçesine kayıtlıdır. 7 yaşımdan beri ''bağlama" çalmaktayım. 1967 yılında, 17 yaşımda iken TRT İstanbul Radyosu sınavlarını kazanıp ''Yetişmiş Bağlama Sanatçısı" olarak, hiçbir staj ve kursa tabi tutulmaksızın yayınlara katılmaya başladım. Müzik çevrelerinde süratli bağlama çalmam nedeniyle virtüöz olarak nitelendirilmekteyim. 1976 yılında açılan İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı'nda ''Bağlama Hocası" olarak görev yaptım. 1980 yılında bu görevimden ayrıldım.<br />
<br />
Halk müziğimizin çağdaşlaşabilmesi ve evrensel düzeye gelebilmesi için, çalışmalara başladım. Bunun için halk çalgılarından oluşan bir orkestra kurdum.<br />
<br />
Halk müziği tarihimizde ilk kez ''Çok Sesli Halk Müziği" denemeleri yaparak, televizyon ve radyolarda yayımlanmasını sağladım. Bu çalışmalar sırasında halk müziğindeki yaylı grubu ve bas eksikliğini görerek Asya ve Anadolu kaynakları araştırmalarımla ''halk müziği kontrbası, halk müziği çellosu, halk müziği kemanı (yaylı kopuz, ıklığ) yaptım ve halk müziği çevrelerinde kullanılmasını sağladım. Bu çalışmalarla müziğimizi geliştirirken o müziği üreten müzik aletlerinin de evrimini tamamlamasını ve kaybolmaya yüz tutmuş müzik aletlerimizin günümüzde yeniden kullanılmasını amaçladım. Bağlama sanatçılığının yanı sıra sesimi de kullanarak yedi tane kişisel, yedi tane de ''Muhabbet Grubu" diye bilinen arkadaşlarımla albüm yaptım.<br />
<br />
Londra, Kopenhagen, Paris, Kôln, Viyana, Amsterdam, Lahey, Metz, Berlin, Zürich, Lozan, Bern, Sydney, Melbourne, Frankfurt gibi dünyanın çeşitli kentlerinde halk müziğimizi başarıyla temsil ettim. Tarihinde ilk kez Timur Selçuk şefliğinde, Devlet Senfoni Orkestrası ile konserler verdim. Gerçekleştirdiğim film müzikleri ile çeşitli ödüller aldım. 300'e yakın halk türküsü derleyerek halk müziği repertuarımıza kazandırdım (Gafil Gezme Şaşkın ve Yarim Senden Ayrılalı gibi çok sevilip sôylenen türküler de bunların içindedir). Halk Müziği formunda 50'ye yakın türkü besteledim (Sevdiğim Bir Gün Bana ve Bu dert Haktan mı gelmiştir bunlardan sadece ikisi).<br />
<br />
Halk müziğinin kuşaktan kuşağa aktarılabilmesi ve yaygınlaşabilmesi için, açmış olduğum müzik merkezinde yüzlerce ôğrenci yetiştirdim. Bunlar Ankara, İstanbul, İzmir, Erzurum radyolarında ve çeşitli devlet korolarında ses ve saz sanatçısı olarak görev yapmaktadırlar.<br />
<br />
Halen T.C. Kültür Bakanlığı bünyesinde solist sanatçı olarak görevliyim. İstanbul Kartal Rahmanlar'da adımı taşıyan ''Yavuz Top Halk Müziği Merkezi''nde hocalık ve yôneticilik yapmaktayım. <br />
<br />
Ülke insanımızı, çeşitli müziklerin etkisinden kurtarabilmek, kendi müziğimizin günün müzik ihtiyacı ve soundunu yakalamakla olası olduğunu düşünüyorum. Halkı sevmenin yolunun halkın ürettiği güzellikleri (müzik, edebiyat vs.) sevmek ve kuşaktan kuşağa aktararak yaşatmakla ilgili olması gerektiği inancımdan dolayı yaşamımı bu anlayışa göre düzenlemiş durumdayım. Lise mezunuyum, evliyim ve Ezgi ile Deyiş adında iki kızım var.<br />
  <br />
 <br />
Yavuz TOP<br />
 <br />
<br />
Kaynak: http://yavuztop.net]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yoksuli]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=1643</link>
			<pubDate>Sun, 25 May 2008 20:32:12 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=1643</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Biyografi<br />
<br />
1944-1985. Arapkir&#8217;in Ulaşlı köyünde doğdu. Asıl adı Tevabil Timuroğlu&#8217;dur. İlköğrenimine yaklaşık 10 yaşında başladı.<br />
<br />
Aşıklık geleneğine ve şiire küçük yaşlarda ilgi duymaya başladı. Aynı zamanda bağlam çalmayı öğrendi. Köylerine gelip giden aşıklar ve cemlerdeki dedeler aracılığıyla bilgisini pekiştirdi. Önceleri usta malı türküler söyleyen Yoksuli, zamanla kendi şiirlerini seslendirmeye yöneldi.<br />
<br />
Arguvan yöresi aşıklarından etkilenen Aşık Yoksuli, doğrudan olmasa da dolaylı olarak Aşık Mahzuni&#8217;yi kendine usta kabul etti.<br />
<br />
1970 yılından itibaren özellikle politik içerikli türkülerinden dolayı çeşitli soruşturma ve kovuşturmalara uğradı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Biyografi<br />
<br />
1944-1985. Arapkir&#8217;in Ulaşlı köyünde doğdu. Asıl adı Tevabil Timuroğlu&#8217;dur. İlköğrenimine yaklaşık 10 yaşında başladı.<br />
<br />
Aşıklık geleneğine ve şiire küçük yaşlarda ilgi duymaya başladı. Aynı zamanda bağlam çalmayı öğrendi. Köylerine gelip giden aşıklar ve cemlerdeki dedeler aracılığıyla bilgisini pekiştirdi. Önceleri usta malı türküler söyleyen Yoksuli, zamanla kendi şiirlerini seslendirmeye yöneldi.<br />
<br />
Arguvan yöresi aşıklarından etkilenen Aşık Yoksuli, doğrudan olmasa da dolaylı olarak Aşık Mahzuni&#8217;yi kendine usta kabul etti.<br />
<br />
1970 yılından itibaren özellikle politik içerikli türkülerinden dolayı çeşitli soruşturma ve kovuşturmalara uğradı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yasin BOYRAZ]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=1642</link>
			<pubDate>Sun, 25 May 2008 20:31:19 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=1642</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Biyografi<br />
<br />
Sivas'ın Zara İlçesi Kumoğlu Köyü'nde doğan Boyraz, ilkokulu burada bitirdikten sonra, 1981 yılında ortaokulu okumak üzere İstanbul'a yerleşti. Liseyi bitirdikten sonra 1990'da Kumoğlu Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği'ni kurma çalışmalarına kültürel boyutuyla katıldı. 1992'de İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuarı Halk Oyunları sınavını kazanarak, beş yıllık bir eğitime başladı. 1986 sonrası başladığı halk oyunları çalışmasını konservatuarda akademik anlamda geliştirdi.<br />
<br />
1994'te Mezopotamya Kültür Merkezi'ne (MKM) gittikten sonra da özellikle Erivan kasetlerini dinlemeye başlar. Tabi MKM'de iken Kürtçe müzik hayatında daha çok rol oynar. Yine o yıllarda "Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu"dan ayrılmış olan "Kardeş Türküler" ile çalışır. Aynı dönemde dinlediği Ermeni Duduk'dan ve strandan çok etkilenir. Boyraz, daha sonraları Botan dengbêjlerinden dinlediği Payizoklar ve Heyranoklar'ın bunun zirvesi olduğuna inanıyor. Konservatuarda, nefesli bir enstrüman olan Dilsiz Kavalı'nı (Bılur) öğrenmeye başladı. Boyraz, birçok yurtiçi ve yurtdışı konser, festival, gece ve değişik etkinliğe katıldı. Birçok MKM grubuyla (Koma Rojhılat, Koma Çiya, Koma Amed, Koma Agirî Jiyan, Koma Serhildan, Koma Gulên Xerzan, vb...) çalıştı. Bir dönem Koma Amed üyesi oldu. Çok sayıda kasette kaval, davul ve erbane çaldı.<br />
<br />
1998'de Hozan Hogir arkadaşın albümünü hazırladı. MKM'nin çektiği "Ax" filminin müziğini Mustafa Biber ile birlikte yaptı. 1999 yılının Haziran ayından beri Almanya'da yaşamaya başladı. Bir grup arkadaşı ile birlikte Koma Dilanar'ı kurdu. Ancak bir buçuk sene sonra grup dağıldı. Aynı zamanda halk oyunları çalışmalarına devam eden sanatçı, Avrupa'daki folklor çalışmalarında da yer aldı. Koçgiri ile Van yöresi halk oyunları hocalığı yaptı. 2001'de Dengbêj Maruf'un kasetinin aranjörlüğünü ve yönetmenliğini yaptı. Ayrıca bu dönemde Medya TV'de "Lorin" adlı bir enstrümantal müzik programı yaptı. Sanatçı Yasin Boyraz, Delîl Dilanar, Beser Şahin, Maruf, Şemdin, Mikail Aslan, Yılmaz Erşahin, Xelîl Xemgîn, Hozan Aydın, Çar Newa, Koma Berxwedan, Zarîfe Zerrîn, Gülistan Perver gibi birçok sanatçı ve gruba eşlik etti. Avrupa'da düzenlenen birçok dans festivalinin tertip komitesi veya organizesinde yer aldı.<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Biyografi<br />
<br />
Sivas'ın Zara İlçesi Kumoğlu Köyü'nde doğan Boyraz, ilkokulu burada bitirdikten sonra, 1981 yılında ortaokulu okumak üzere İstanbul'a yerleşti. Liseyi bitirdikten sonra 1990'da Kumoğlu Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği'ni kurma çalışmalarına kültürel boyutuyla katıldı. 1992'de İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuarı Halk Oyunları sınavını kazanarak, beş yıllık bir eğitime başladı. 1986 sonrası başladığı halk oyunları çalışmasını konservatuarda akademik anlamda geliştirdi.<br />
<br />
1994'te Mezopotamya Kültür Merkezi'ne (MKM) gittikten sonra da özellikle Erivan kasetlerini dinlemeye başlar. Tabi MKM'de iken Kürtçe müzik hayatında daha çok rol oynar. Yine o yıllarda "Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu"dan ayrılmış olan "Kardeş Türküler" ile çalışır. Aynı dönemde dinlediği Ermeni Duduk'dan ve strandan çok etkilenir. Boyraz, daha sonraları Botan dengbêjlerinden dinlediği Payizoklar ve Heyranoklar'ın bunun zirvesi olduğuna inanıyor. Konservatuarda, nefesli bir enstrüman olan Dilsiz Kavalı'nı (Bılur) öğrenmeye başladı. Boyraz, birçok yurtiçi ve yurtdışı konser, festival, gece ve değişik etkinliğe katıldı. Birçok MKM grubuyla (Koma Rojhılat, Koma Çiya, Koma Amed, Koma Agirî Jiyan, Koma Serhildan, Koma Gulên Xerzan, vb...) çalıştı. Bir dönem Koma Amed üyesi oldu. Çok sayıda kasette kaval, davul ve erbane çaldı.<br />
<br />
1998'de Hozan Hogir arkadaşın albümünü hazırladı. MKM'nin çektiği "Ax" filminin müziğini Mustafa Biber ile birlikte yaptı. 1999 yılının Haziran ayından beri Almanya'da yaşamaya başladı. Bir grup arkadaşı ile birlikte Koma Dilanar'ı kurdu. Ancak bir buçuk sene sonra grup dağıldı. Aynı zamanda halk oyunları çalışmalarına devam eden sanatçı, Avrupa'daki folklor çalışmalarında da yer aldı. Koçgiri ile Van yöresi halk oyunları hocalığı yaptı. 2001'de Dengbêj Maruf'un kasetinin aranjörlüğünü ve yönetmenliğini yaptı. Ayrıca bu dönemde Medya TV'de "Lorin" adlı bir enstrümantal müzik programı yaptı. Sanatçı Yasin Boyraz, Delîl Dilanar, Beser Şahin, Maruf, Şemdin, Mikail Aslan, Yılmaz Erşahin, Xelîl Xemgîn, Hozan Aydın, Çar Newa, Koma Berxwedan, Zarîfe Zerrîn, Gülistan Perver gibi birçok sanatçı ve gruba eşlik etti. Avrupa'da düzenlenen birçok dans festivalinin tertip komitesi veya organizesinde yer aldı.<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yavuz BİNGÖL]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=1143</link>
			<pubDate>Sat, 24 May 2008 02:09:39 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=1143</guid>
			<description><![CDATA[Yavuz BİNGÖL<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Müzisyen, türkücü, sinema ve dizi oyuncusu. Edebiyatçı bir baba ve müzisyen bir annenin çocuğu olan Bingöl, babasının işi dolayısıyla öğrenim yaşamına 1970 yılında Kars Digor'da başladı. 1972'de Konya Karapınar Kayalı İlkokulu'nda devam eden sanatçı, arkasından İstanbul Halkalı'da aynı sınıfın ikinci dönemini okudu. 1974 yılında Ankara Malazgirt İlkokulu'na geçti. 1975'te burayı bitirerek, Mehmet Akif ortaokulu'nda eğitimine devam etti. Yavuz Bingöl'ün öğretmen çocuğu olması ilkokulu beş ayrı okulda okumasına neden oldu. Çocukluk yıllarında dedesinin Kurtuluş Savaşı'ndaki, babasının harp okulundaki anılarından etkilenerek çocukluğunda hep asker olmak istemesine rağmen, annesinin etkisiyle müziğe kayan ilgisi, onu ortaokulu ikinci sınıfta bırakarak Ankara Devlet Konservatuarı Korno-Piyano bölümüne iyi bir dereceyle girmesini sağladı. <br />
<br />
1979 yılı sonunda konservatuardan ayrılan Bingöl, 1980-83 yılları arasında kimi ailevi-özel sebeplerden dolayı müziğe ara verdi. 1983'de İzmir'de yaşadığı dönemlerde müzik öğretmeni İsmail Ünlü ve annesi ozan Şahsenem Bacı'nın büyük desteğiyle tekrar müziğe döndü. 1984'te askere gitti. 1986'da askerden döndü ve o yıl evlendi. Bu evliliğinden Türkü Sinem adında bir kızı oldu. <br />
<br />
Yavuz Bingöl, İzmirli müzisyen arkadaşı Nihat Aydın ile birlikte Grup Umuda Ezgi'yi kurarak yedi yıl protest müzik yaptı. Bu süreçte 15'e yakın besteye imza atan Bingöl, 1995 yılında Grup Umuda Ezgi'den ayrılarak kendi müziğini yaratmak üzere çalışmaya başladı ve Sen Türkülerini Söyle adlı ilk albümünü hazırladı. <br />
<br />
Poptan ve Arabesk müzikten dolayı gittikçe yozlaşan ve kirlenen müzik ortamına Anadolu kültürüyle yoğrulmuş türküleriyle çıkan ve kullandığı enstrümanlarla türkülere kentli bir sound katan Yavuz Bingöl, halktan büyük sevgi ve ilgi gördü. <br />
<br />
1970'li yıllarda annesi halk ozanı Şahsenem Bacı'nın popüler olduğu dönemlerde annesiyle birlikte başlayan müzik yaşamı İzmir Narlıdere Belediyesi'nde bir sokağa adının verilmesi ve 2000 yılının sonunda Almanya'da gerçekleşen bir konser için UNESCO tarafından barış elçisi olarak seçilmesi gibi önemli adımlarla ezgili yürüyüşüne devam ediyor.<br />
Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın Üç Maymun adlı filminde başrol oynayan Yavuz Bingöl, 61. Cannes Film Festivali'nde en iyi erkek oyuncu ödülü (prix d'interprétation masculine) için yarışacak.<br />
<br />
<br />
Kaynak:  http://tr.wikipedia.org]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yavuz BİNGÖL<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Müzisyen, türkücü, sinema ve dizi oyuncusu. Edebiyatçı bir baba ve müzisyen bir annenin çocuğu olan Bingöl, babasının işi dolayısıyla öğrenim yaşamına 1970 yılında Kars Digor'da başladı. 1972'de Konya Karapınar Kayalı İlkokulu'nda devam eden sanatçı, arkasından İstanbul Halkalı'da aynı sınıfın ikinci dönemini okudu. 1974 yılında Ankara Malazgirt İlkokulu'na geçti. 1975'te burayı bitirerek, Mehmet Akif ortaokulu'nda eğitimine devam etti. Yavuz Bingöl'ün öğretmen çocuğu olması ilkokulu beş ayrı okulda okumasına neden oldu. Çocukluk yıllarında dedesinin Kurtuluş Savaşı'ndaki, babasının harp okulundaki anılarından etkilenerek çocukluğunda hep asker olmak istemesine rağmen, annesinin etkisiyle müziğe kayan ilgisi, onu ortaokulu ikinci sınıfta bırakarak Ankara Devlet Konservatuarı Korno-Piyano bölümüne iyi bir dereceyle girmesini sağladı. <br />
<br />
1979 yılı sonunda konservatuardan ayrılan Bingöl, 1980-83 yılları arasında kimi ailevi-özel sebeplerden dolayı müziğe ara verdi. 1983'de İzmir'de yaşadığı dönemlerde müzik öğretmeni İsmail Ünlü ve annesi ozan Şahsenem Bacı'nın büyük desteğiyle tekrar müziğe döndü. 1984'te askere gitti. 1986'da askerden döndü ve o yıl evlendi. Bu evliliğinden Türkü Sinem adında bir kızı oldu. <br />
<br />
Yavuz Bingöl, İzmirli müzisyen arkadaşı Nihat Aydın ile birlikte Grup Umuda Ezgi'yi kurarak yedi yıl protest müzik yaptı. Bu süreçte 15'e yakın besteye imza atan Bingöl, 1995 yılında Grup Umuda Ezgi'den ayrılarak kendi müziğini yaratmak üzere çalışmaya başladı ve Sen Türkülerini Söyle adlı ilk albümünü hazırladı. <br />
<br />
Poptan ve Arabesk müzikten dolayı gittikçe yozlaşan ve kirlenen müzik ortamına Anadolu kültürüyle yoğrulmuş türküleriyle çıkan ve kullandığı enstrümanlarla türkülere kentli bir sound katan Yavuz Bingöl, halktan büyük sevgi ve ilgi gördü. <br />
<br />
1970'li yıllarda annesi halk ozanı Şahsenem Bacı'nın popüler olduğu dönemlerde annesiyle birlikte başlayan müzik yaşamı İzmir Narlıdere Belediyesi'nde bir sokağa adının verilmesi ve 2000 yılının sonunda Almanya'da gerçekleşen bir konser için UNESCO tarafından barış elçisi olarak seçilmesi gibi önemli adımlarla ezgili yürüyüşüne devam ediyor.<br />
Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın Üç Maymun adlı filminde başrol oynayan Yavuz Bingöl, 61. Cannes Film Festivali'nde en iyi erkek oyuncu ödülü (prix d'interprétation masculine) için yarışacak.<br />
<br />
<br />
Kaynak:  http://tr.wikipedia.org]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yusuf GÜL]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=180</link>
			<pubDate>Tue, 13 May 2008 22:45:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=180</guid>
			<description><![CDATA[BİYOGRAFİ<br />
<br />
---------------------------<br />
<br />
Sivas ilinin Kangal ilçesine bağli Çayırova köyü doğumlu olan Yusuf GÜL, 1969 yılında Ankara'ya yerleşmis, ilk, orta, ve lise eğitimini burada tamamlamıştır.<br />
<br />
Babası Hasan GÜL'ün köy aşığı ve zakir olması sebebiyle müziğin içinde doğmus, ilk feyzi de "ustam" dediği babasından almıştır.<br />
<br />
Müzikle, bilimsel anlamda, 1984 yılında, Musa EROĞLU Müzik Merkez'inde tanışmıştır.1986 yılında TRT Ankara Radyosunun açmış olduğu gençlik korosu sınavını kazanarak beş yıl bu koronun çalışmalarına katılan Yusuf GÜL, 1991 yılında Ankara Radyosu Yurttan Sesler Korosunda solist olarak çalışmalara baslamıştır.Aynı yıl Mehmet İpek ve Hüseyin KARAKUŞ ile birlikte "Telden Dile 1" adlı bir grup kaseti yapmıştır. 1993 yılında Mehmet İPEK'le kasetin adını taşıyan "telden Dile Müzik Merkezi"ni kurarak, müzikal birikimlerini öğrencilere aktarmıştır.<br />
<br />
1993 yılında "Yine Gönlüm Hoş Değil" isimli ilk solo kaseti, 1996 yılında "Telden Dile 2" isimli grup kaseti, 1997 yılında "Bir Ömür Türkü",2001 yılında "Sevdanla Çıktım Yola", 2005 yılında ise "Üzülme" isimli solo kasetleri çıkmıştır. Sanatçının yeni tamamladığı en son çalışması, 2007 Nisan ayında müzik marketlerde satısa çıkacaktır. Yurt içi ve yurt dışı konserlerinin yanısıra, profesyonel ve amatör sanatçılara bir çok eserler veren sanatçı, ayrica stüdyo çalışmalarında müzik yönetmenliğide yapmaktadır. Evli ve bir çocuk babası olan Yusuf GÜL, halen Ankara'da yaşamını sürdürmektedir.<br />
<br />
---------------------------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BİYOGRAFİ<br />
<br />
---------------------------<br />
<br />
Sivas ilinin Kangal ilçesine bağli Çayırova köyü doğumlu olan Yusuf GÜL, 1969 yılında Ankara'ya yerleşmis, ilk, orta, ve lise eğitimini burada tamamlamıştır.<br />
<br />
Babası Hasan GÜL'ün köy aşığı ve zakir olması sebebiyle müziğin içinde doğmus, ilk feyzi de "ustam" dediği babasından almıştır.<br />
<br />
Müzikle, bilimsel anlamda, 1984 yılında, Musa EROĞLU Müzik Merkez'inde tanışmıştır.1986 yılında TRT Ankara Radyosunun açmış olduğu gençlik korosu sınavını kazanarak beş yıl bu koronun çalışmalarına katılan Yusuf GÜL, 1991 yılında Ankara Radyosu Yurttan Sesler Korosunda solist olarak çalışmalara baslamıştır.Aynı yıl Mehmet İpek ve Hüseyin KARAKUŞ ile birlikte "Telden Dile 1" adlı bir grup kaseti yapmıştır. 1993 yılında Mehmet İPEK'le kasetin adını taşıyan "telden Dile Müzik Merkezi"ni kurarak, müzikal birikimlerini öğrencilere aktarmıştır.<br />
<br />
1993 yılında "Yine Gönlüm Hoş Değil" isimli ilk solo kaseti, 1996 yılında "Telden Dile 2" isimli grup kaseti, 1997 yılında "Bir Ömür Türkü",2001 yılında "Sevdanla Çıktım Yola", 2005 yılında ise "Üzülme" isimli solo kasetleri çıkmıştır. Sanatçının yeni tamamladığı en son çalışması, 2007 Nisan ayında müzik marketlerde satısa çıkacaktır. Yurt içi ve yurt dışı konserlerinin yanısıra, profesyonel ve amatör sanatçılara bir çok eserler veren sanatçı, ayrica stüdyo çalışmalarında müzik yönetmenliğide yapmaktadır. Evli ve bir çocuk babası olan Yusuf GÜL, halen Ankara'da yaşamını sürdürmektedir.<br />
<br />
---------------------------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeni Türkü]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=178</link>
			<pubDate>Tue, 13 May 2008 22:43:22 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=178</guid>
			<description><![CDATA[<br />
BİYOGRAFİ<br />
<br />
<br />
<br />
DERYA KÖROĞLU ......... <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ERKİN HADİMOĞLU  ( Klavyeli Çalgılar , Fender Rhodes )<br />
<br />
1972 İstanbul doğumlu .1981 yılında İstanbul Devlet Konservatuarı Keman bölümünde müzik hayatına başladı. Mete Yesügey,Ernst Patkolo&#8217;dan keman; Mine Mucur ve Duygu Önal&#8217;dan Armoni ve Kompozisyon dersleri aldı.Gençlik orkestralarıyla yurtiçi ve dışında konsermaister ve solist olarak bir çok konser verdi. 1991 yılında Marmara Üniversitesi Müzik bölümüne girdi.1992 yılından bu yana Yeni Türkü&#8217;de klavye çalıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
RACİ PİŞMİŞOĞLU  ( Bas Gitar )<br />
<br />
1954 Antalya doğumlu.İzmir Kolejinden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirdi. 1985 yılından itibaren 5 yıl Yamaha Müzik Okullarında Elektrik Bass ve Armoni üzerine dersler verdi ve birikimlerini 5 kitapta topladı.Acid Tripin topluluğunda Jazz festivallaerine katıldı.1996 yılından itibaren İstanbul Bilgi Üniversitesinde Jazz bölümünde Bass bölümü öğretim görevlisi olarak dersler veriyor. 1994 bu yana Yeni Türkü de Bas çalıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
FURKAN BİLGİ   ( Klasik Kemençe , Vokal  )<br />
<br />
1979 Adana doğumlu.İlk müzik derslerini baba&#8217;sından aldı.1989 yılında İ.T.Ü Türk Müziği Konservatuarında müzik hayatına başladı.1994 yılında Münich ve Bremen&#8217;de kemençe üzerine resitaller verdi.2 sene boyunca Cinüçen Tanrı Korur&#8221; topluluğu ile Türkiye&#8217;nin bir çok ilinde konser verdi.1997 yılından bu yana Yeni Türkü&#8217;de kemençe çalıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
ERDİNÇ ŞENOL   ( Davul , Perküsyon ) <br />
<br />
1975 Manisa doğumlu.1988&#8217;de Ortaokul korosunda bango ve darbuka çalmaya başladı.Lise yıllarında İzmir&#8217;de Yamaha Müzik Okulunda nota ve davul dersleri aldı.1996 Acıd Tripin&#8217;de davul çalmaya başladı. 1996 yılından bu yana Yeni Türkü&#8217;de davul çalıyor<br />
<br />
<br />
<br />
FATİH AHISKALI  ( Ud  )<br />
<br />
1976 Antalya doğumlu.Müzik hayatına 1989 yılında Antalya&#8217;da Ud dersleriyle başladı.1993&#8217;de İ.T.Ü Türk Müziği Devlet Konservatuarına girdi.1993 yılından itibaren Mutlu Torun&#8217;la özel çalışmalar yaptı. 1999 yılında Lions Klübünün düzenlediği Enstruman yarışmasında Ud dalında Türkiye Birincisi oldu. 1997 yılından bu yana Yeni Türkü&#8217;de ud çalıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
BİYOGRAFİ<br />
<br />
<br />
<br />
DERYA KÖROĞLU ......... <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ERKİN HADİMOĞLU  ( Klavyeli Çalgılar , Fender Rhodes )<br />
<br />
1972 İstanbul doğumlu .1981 yılında İstanbul Devlet Konservatuarı Keman bölümünde müzik hayatına başladı. Mete Yesügey,Ernst Patkolo&#8217;dan keman; Mine Mucur ve Duygu Önal&#8217;dan Armoni ve Kompozisyon dersleri aldı.Gençlik orkestralarıyla yurtiçi ve dışında konsermaister ve solist olarak bir çok konser verdi. 1991 yılında Marmara Üniversitesi Müzik bölümüne girdi.1992 yılından bu yana Yeni Türkü&#8217;de klavye çalıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
RACİ PİŞMİŞOĞLU  ( Bas Gitar )<br />
<br />
1954 Antalya doğumlu.İzmir Kolejinden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirdi. 1985 yılından itibaren 5 yıl Yamaha Müzik Okullarında Elektrik Bass ve Armoni üzerine dersler verdi ve birikimlerini 5 kitapta topladı.Acid Tripin topluluğunda Jazz festivallaerine katıldı.1996 yılından itibaren İstanbul Bilgi Üniversitesinde Jazz bölümünde Bass bölümü öğretim görevlisi olarak dersler veriyor. 1994 bu yana Yeni Türkü de Bas çalıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
FURKAN BİLGİ   ( Klasik Kemençe , Vokal  )<br />
<br />
1979 Adana doğumlu.İlk müzik derslerini baba&#8217;sından aldı.1989 yılında İ.T.Ü Türk Müziği Konservatuarında müzik hayatına başladı.1994 yılında Münich ve Bremen&#8217;de kemençe üzerine resitaller verdi.2 sene boyunca Cinüçen Tanrı Korur&#8221; topluluğu ile Türkiye&#8217;nin bir çok ilinde konser verdi.1997 yılından bu yana Yeni Türkü&#8217;de kemençe çalıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
ERDİNÇ ŞENOL   ( Davul , Perküsyon ) <br />
<br />
1975 Manisa doğumlu.1988&#8217;de Ortaokul korosunda bango ve darbuka çalmaya başladı.Lise yıllarında İzmir&#8217;de Yamaha Müzik Okulunda nota ve davul dersleri aldı.1996 Acıd Tripin&#8217;de davul çalmaya başladı. 1996 yılından bu yana Yeni Türkü&#8217;de davul çalıyor<br />
<br />
<br />
<br />
FATİH AHISKALI  ( Ud  )<br />
<br />
1976 Antalya doğumlu.Müzik hayatına 1989 yılında Antalya&#8217;da Ud dersleriyle başladı.1993&#8217;de İ.T.Ü Türk Müziği Devlet Konservatuarına girdi.1993 yılından itibaren Mutlu Torun&#8217;la özel çalışmalar yaptı. 1999 yılında Lions Klübünün düzenlediği Enstruman yarışmasında Ud dalında Türkiye Birincisi oldu. 1997 yılından bu yana Yeni Türkü&#8217;de ud çalıyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeninur ADA]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=175</link>
			<pubDate>Tue, 13 May 2008 22:41:01 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=175</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
BİYOGRAFİ<br />
<br />
-----------------------------------<br />
<br />
1972 yılında Elazığ&#8217;da doğdu. Aslen Tuncelili. Ilk, orta ve liseyi Elazığ&#8217;da tamamladı. Bu yıllarda aynı zamanda Elazığ Musiki Cemiyeti&#8217;nde bağlama dersleri aldi. 1993 yılında Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuari Ses Eğitimi Bölümü&#8217;ne girdi. Burada iki yil okuduktan sonra eğitimine ara verdi. Istanbul'a gelerek ilk albümü "Turnalar"ı çıkardı. Bir süre sonra aynı okula devam etti ve eğitimini 2000 yılında tamamladı. Halen bir devlet okulunda müzik dersleri vermektedir...<br />
<br />
Yeninur Ada türkülerle ilkokulda, bağlamayla ortaokul yillarinda tanıştı. Kendi deyimiyle, &#8220;annesinin öğrettiği bir kaç türküyü ilkokulda söylerken sesinin güzel olduğunu farketti, ki herkes böyle düşünüyordu&#8221;. Bağlama ise kısa sürede onun tutkusu haline geldi ve daha Elazığ Musiki Cemiyeti&#8217;nde eğitim alırken bağlamayı &#8220;ustaca&#8221; çalmaya başladi. Bu yetenek onu ileriki -yıllarda adı konulmamış- sayılı kadın bağlama virtüözlerinden biri yapti.<br />
<br />
Sanatçi ilk albümünü 1995 yilinda &#8220;Turnalar&#8221; adıyla çıkardı. Ikinci albümü olan &#8220;Hazan Oldu&#8221;ya 1999 yılında imza atan Yeninur Ada, ilk albümlerinin esintilerini taşıyan son başarili çalışmasını 2004 yılında &#8220;Kuşlar Gibiyim&#8221; adıyla çıkardı. &#8220;Hazan Oldu&#8221; albümünde yer alan &#8220;Yemen&#8221; adlı türkü ile &#8220;Kuşlar Gibiyim&#8221; adlı albüme adını veren türküye klip de çeken sanatçı, Umuda Ezgi&#8217;de solist olarak yer aldı, Bin Yılın Türküsü&#8217;nde Aşık Veysel&#8217;in &#8220;Uzun ince Bir Yoldayim&#8221; adlı türküsünü seslendirdi, Kadının Türküsü&#8217;nde bağlama çaldı.<br />
<br />
2004 yılında Yasemin Göksu ve Sumru Agıryürüyen&#8217;le birlikte &#8220;Üç Kadın&#8221; projesinde yer alan ve bu projeyi halen sürdüren Yeninur Ada müzik yaşamına yeni projelerle devam ediyor.<br />
<br />
<br />
-----------------------------------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
BİYOGRAFİ<br />
<br />
-----------------------------------<br />
<br />
1972 yılında Elazığ&#8217;da doğdu. Aslen Tuncelili. Ilk, orta ve liseyi Elazığ&#8217;da tamamladı. Bu yıllarda aynı zamanda Elazığ Musiki Cemiyeti&#8217;nde bağlama dersleri aldi. 1993 yılında Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuari Ses Eğitimi Bölümü&#8217;ne girdi. Burada iki yil okuduktan sonra eğitimine ara verdi. Istanbul'a gelerek ilk albümü "Turnalar"ı çıkardı. Bir süre sonra aynı okula devam etti ve eğitimini 2000 yılında tamamladı. Halen bir devlet okulunda müzik dersleri vermektedir...<br />
<br />
Yeninur Ada türkülerle ilkokulda, bağlamayla ortaokul yillarinda tanıştı. Kendi deyimiyle, &#8220;annesinin öğrettiği bir kaç türküyü ilkokulda söylerken sesinin güzel olduğunu farketti, ki herkes böyle düşünüyordu&#8221;. Bağlama ise kısa sürede onun tutkusu haline geldi ve daha Elazığ Musiki Cemiyeti&#8217;nde eğitim alırken bağlamayı &#8220;ustaca&#8221; çalmaya başladi. Bu yetenek onu ileriki -yıllarda adı konulmamış- sayılı kadın bağlama virtüözlerinden biri yapti.<br />
<br />
Sanatçi ilk albümünü 1995 yilinda &#8220;Turnalar&#8221; adıyla çıkardı. Ikinci albümü olan &#8220;Hazan Oldu&#8221;ya 1999 yılında imza atan Yeninur Ada, ilk albümlerinin esintilerini taşıyan son başarili çalışmasını 2004 yılında &#8220;Kuşlar Gibiyim&#8221; adıyla çıkardı. &#8220;Hazan Oldu&#8221; albümünde yer alan &#8220;Yemen&#8221; adlı türkü ile &#8220;Kuşlar Gibiyim&#8221; adlı albüme adını veren türküye klip de çeken sanatçı, Umuda Ezgi&#8217;de solist olarak yer aldı, Bin Yılın Türküsü&#8217;nde Aşık Veysel&#8217;in &#8220;Uzun ince Bir Yoldayim&#8221; adlı türküsünü seslendirdi, Kadının Türküsü&#8217;nde bağlama çaldı.<br />
<br />
2004 yılında Yasemin Göksu ve Sumru Agıryürüyen&#8217;le birlikte &#8220;Üç Kadın&#8221; projesinde yer alan ve bu projeyi halen sürdüren Yeninur Ada müzik yaşamına yeni projelerle devam ediyor.<br />
<br />
<br />
-----------------------------------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yansımalar]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=174</link>
			<pubDate>Tue, 13 May 2008 22:39:24 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=174</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
BİYOGRAFİ<br />
<br />
---------------------------<br />
<br />
YANSIMALAR<br />
Aziz Şenol Filiz & Birol Yayla<br />
<br />
<br />
Aziz Şenol Filiz ve Birol Yayla İ.T.Ü Devlet Konservatuarında yanyanaydılar. Geleneksel müzikle yoğrulmuş eğitim hayatlarından sonra kalplerindeki sadelik ve ruhlarındaki huzurla başbaşa kaldılar. Bu birliktelik, 90&#8217;lı yılların başında &#8216;Yansımalar&#8217;ı doğurdu.<br />
<br />
Tüm bu huzuru, sadeliği paylaşmaya kendi isimlerini taşıyan &#8216;Yansımalar&#8217; albümü ile başladılar. &#8216;Yansımalar&#8217; pek çok kişi için dinginliğin ses dönüşümüydü... Hatıralar kadar uzakta &#8216;nefes&#8217; kadar yakındaydı. &#8216;Bab-ı esrar&#8217; (sırlar kapısı), 90&#8217;ların ortalarına gizem ve özlemle düştü. Bu bir yolculuktu artık... Ve bu yolda dostlar vardı. 21. yüzyıla adımlarını &#8216;serzeniş&#8217; albümüyle attıklarında Nezih Yeşilnil ile Engin Gürkey de yanlarındaydı. Dostlar çoğalıyor, müzikle paylaşılanlar Türkiye&#8217;nin sınırlarını aşıyordu. Bu noktada Süren Asaduryan ve yansımalar &#8216;Vuslat&#8217;ta buluşuyordu. Son olarak &#8216;Pervane&#8217; ile daha da çoğaldılar, büyüdüler, aynı sadelik ve durulukla... Yansımalar, &#8216;dayatılan bunca sığlığa rağmen&#8217; kendi müzikleriyle asude karşımızda...<br />
<br />
----------------<br />
<br />
BİROL YAYLA<br />
Gitar & Tanbur<br />
<br />
<br />
1980 yılında İ.T.Ü Türk Müziği Devlet Konservatuarında müzik eğitimine başlayan B.Yayla,1983 yılında Kül.Bak.İst. Devlet Klasik Türk Müziği Korosu'na,tanbur icracısı olarak katıldı. 1990 yılında A.Şenol Filiz'le ikili çalışmaları başladı.<br />
<br />
Bir yandan kendi müziklerini oluştururken, diğer yandan Ney ve Tanbur'la geleneksel müziğimizin örneklerini konserlerde seslendirmeye başladılar. Ağırlıklı olarak Birol Yayla'nın bestelerinden oluşan çalışmaları geniş bir çevreden büyük ilgi gördü."Yansımalar" adı altında yayınlanan albümleri,1991'de (Yansımalar), 1995'te (Bab-ı Esrar), 2000'de(Serzeniş), 2001'de duduk sanatçısı Suren Asaduryan'la yaptıkları(Vuslat) dinleyicilerle buluştu. Bunun dışında Geleneksel Müziğimizle ilgili çalışmalarını sürdüren Birol Yayla, 1993'te Devlet Korosundan bir grup saz sanatçısıyla ve Meral Uğurlu'yla albüm ve konser çalışmaları için A.B.D.'ye gitti. 1998'de saz eserlerinden oluşan "Mahur" albümünü, yine aynı yıl Tanburi Necdet Yaşar'ın eski ve yeni icralarından oluşan "Necdet Yaşar" albümünü A.Şenol Filiz'le birlikte hazırladı. 1999'da Kantemir ve Ali Ufki Dönemi eserlerini , o dönemin çalgılarıyla icra eden "Bezmara" topluluğunda Tanbur ve Kopuz çalan Birol Yayla, bu topluluğun Fransa'da yayınlanan "Splendours of Topkapı" albümünde yer aldı, aynı topluluğun Türkiye'de yayınlanan "Yitik Sesin Peşinde" albümünün yapımını A.Şenol Filiz'le üstlendi. 2000 yılında 15-20.yy. arası seçme eserlerin enstrümantal olarak icra edildiği "Miras" albümünü A.Şenol.Filiz'le birlikte hazırladı. 2002 yılında,TRT de yayınlanan &#8221;Altın Kanatlar&#8221; belgesel-dramanın ,Türk-Hollanda ortak yapımı &#8220;Ferhat&#8217;la Şirin&#8221; adlı tiyatro oyununun,2003 yılında Kemal Tahir&#8217;in romanından uyarlanan ve TRT de yayınlanan &#8220;Esir Şehrin İnsanları&#8221; adlı dizinin müziklerini yaptı. Bu güne kadar A.B.D, Almanya, Fransa, Romanya, Mısır, Tunus, Belarus,Sudan,Bahreyn,BosnaHersek, K.K.T.C ' de konser ve albüm çalışmaları yapan B. Yayla, ayrıca 1999 haziran ayından başlayarak bir yıl süreyle B.R.T. Televizyonunda yayınlanan "Gelenekten Geleceğe Yansımalar" adlı Müzik-Sohbet programını A.Şenol Filiz'le birlikte hazırlayıp sundu. Yine &#8220;Yansımalar&#8221; adıyla TRT de 2003 -2004 arası yayınlanan Müzik-Sohbet programını A.Şenol Filiz&#8217;le birlikte hazırlayıp sundu.<br />
<br />
AZİZ ŞENOL FİLİZ<br />
Ney<br />
<br />
-------------------<br />
<br />
<br />
Tire&#8217;de doğdu.İlk ney derslerini İzmir&#8217;de Sencer Derya&#8217;dan aldı. Akademik müzik eğitimini İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı&#8217;nda 1984 yılında tamamladı. Bu dönem içinde başta Neyzen Fuat Türkelman olmak üzere değerli pek çok hoca ile çalıştı.<br />
<br />
Sazı ile birçok resital ve solo konserler veren Filiz,18. İstanbul Festivali&#8217;ne ud sanatçısı Samim Karaca ile katılarak çalışmalarını ilk kez uluslararası platformda değerlendirdi. Aziz Şenol Filiz,ney sazını ve klasik Türk müziğini genç kuşaklara gereken hassasiyetle tanıtabilmek amacı ile 1980&#8217;li yıllarından bu yana üniversitelerde gençlere yönelik konserler hazırladı. 1983 yılında İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu&#8217;nda saz sanatçısı olarak göreve başladı. 1990 yılında Birol Yayla ile birlikte oluşturdukları, &#8220;Yansımalar&#8221; adlı toplulukla Katıldıkları pek çok konser ve dinletilerde kendilerine ait müziklerin yanı sıra geleneksel Türk müziği eserlerine de yer vermişlerdir. Bu toplulukla Türkiye içinde ve Türkiye dışında pek çok festival konserine katıldılar(Amerika, Fransa, Almanya, Belarus, Sudan ,Mısır, Tunus,Bahreyn).Aynı toplulukla 1991 yılında &#8220;yansımalar&#8221;, 1995 yılinda &#8220;Bab-ı Esrar&#8221;, 2000 yılıda &#8220;Serzeniş&#8221;, 2001 yılında &#8220;&#8221;Vuslat&#8221;, 2004 yılında "pervane" adlarında beş albümleri yayınlandı. Aziz Şenol Filiz ayrıca 1996 &#8211; 2002 yılları arasında bir grup arkadaşı ile oluşturduğu &#8220;Bezmara&#8221; müzik topluluğu ile dönemin çalgıları ile 1500 &#8211; 1750 yıllarına ait eserleri yorumladıkları konserler verdiler. Bu çalışmalarından örnekleri &#8220;Topkapı&#8217;nın İhtişamı&#8221;(1998) ve &#8220;Yitik Sesin Peşinde&#8221; (2000) adlı albümlerde topladılar. Bunu dışında Aziz Şenol Filiz, Birol Yayla ile birlikte yorumcu olarak kendilerinin de bulunduğu projelerinde Samim Karaca, Taner Sayacıoğlu ve Lütfiye Özer&#8217;le birlikte geleneksel Türk Müziği&#8217;ne ait örnekleri &#8220;Mahur&#8221;(1997) ve &#8220;Miras&#8221;(2000) adlı albümlerde topladılar. Aziz Şenol Filiz, Birol Yayla ile birlikte Münip Utandı&#8217;nın ilk solo albümü olan &#8220;Aynalıkavak&#8217;tan Kalamış&#8217;a&#8221;, büyük tanbur ustası Necdet Yaşar&#8217;ın Türkiye&#8217;de yayınlanan ilk albümü &#8220;Geçmişten Bugüne Necdet Yaşar&#8221; albümlerini projelendirmiş ve yapımcılıklarını üstlenmişlerdir. 1999 &#8211; 2000 yılları arasında BRT televizyonunda Birol Yayla ile birlikte &#8220;Gelenkten Geleceğe Yansımalar &#8220; programını hazırlayıp sundular. 60 bölüm devam eden bu programlarında değerli pek çok müzisyen ile beraber oldular.2002-2003 sezonunda "Yansımalar" başlığıyla TRT için aynı içerikte bir programı hazırlayıp sundular. Aziz Şenol Filiz&#8217;in müzik danışmanlığında hazırlanan &#8220;Neyzen Tevfik&#8221; 2001 yılında, babası Lütfi Filiz&#8217;e ait bestelerin yer aldığı &#8220;Noktanın Sonsuzluğu&#8221; isimli ilahiler albümü 2002 yılında yayınlanmıştır.<br />
<br />
-------------------<br />
<br />
NEZİH YEŞİLNİL<br />
Kontrbas<br />
<br />
<br />
6 yaşında mandolin, 13 yaşında gitar çalmaya başladı. 17 yaşında İzmir&#8217;de Maça Beşi Topluluğu&#8217;nda bas gitar çalmaya başladı. Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonomi bölümünden mezun olan Yeşilnil, 1974&#8217;te Grup Doğuş&#8217;un kurulmasına öncülülük etti.<br />
<br />
6 yaşında mandolin, 13 yaşında gitar çalmaya başladı. 17 yaşında İzmir&#8217;de Maça Beşi Topluluğu&#8217;nda bas gitar çalmaya başladı. Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonomi bölümünden mezun olan Yeşilnil, 1974&#8217;te Grup Doğuş&#8217;un kurulmasına öncülülük etti. Çeşitli dans müziği topluluklarında çalan müzisyenin 1980&#8217;de edindiği kontrabas, çok ilgilendiği caz müziğine geçmesine neden oldu. Aynı yılın yaz aylarında Emin Fındıkoğlu üçlüsü ile çalmaya başladı ve bu dönemde birlikte çaldığı müzisyenler onun için bir caz okulu oldu. Erol Pekcan, Tuna Ötenel, Neşet Ruacan ve Önder Focan&#8217;la çalışmalar yaptı. 1986&#8217;da İstanbul Caz Dörtlüsü&#8217;yle Sibiu&#8217;da çaldı. Uzun yıllar çalıştığı Neşet Ruacan Orkestrası ile 1989 yılında Çin Halk Cumhuriyeti&#8217;nde konserler verdi. Ressam ve caz solisti olan eşi Ayşegül Yeşilnil ile yürüttüğü sahne çalışmalarının yanı sıra, 1995&#8217;te beste ve düzenlemelerinin çoğunu kendisinin yaptığı, Ayşegül Yeşilnil&#8217;in sözlerini yazıp eslendirdiği Rüzgara Şarkılar Söyle adlı albümü çıkardı. 1992 - 1993 yıllarında Jak ve Janet Esim Topluluğu ile üç kez Avrupa turnesine katıldı. 1997&#8217;de katıldığı Yansımalar topluluğunun sürekli üyesi oldu. Yine Ayşegül Yeşilnil ile uluslararası caz festivallerine katıldı ve caz kulüplerinde sayısız performans gerçekleştirdi. Ron Afif, Ray Blue, Carol Chaikin, Lloyd Chisholm, Larry Coryell, Ted Curson, Scott Hamilton, Geraldine Hunt ,Danny Lerman, Valeri Ponomarev, Vitali Samharadze, and Don Thompson gibi pek çok yabancı müzisyenle de çalmıştır. Kendi triosu ve çeşitli caz gruplarının yanısıra Türkiye&#8217;nin önemli müzisyenlerinden kurulu Janet & Jak Esim Topluluğu ve Yansımalar gruplarının da bir üyesidir. Nezih Yeşilnil Türkiye&#8217;nin yanısıra Almanya, Belgium, Cezayir, Çin, Kıbrıs, Hindistan, Hollanda, İsviçre, İtalya, Romanya gibi ülkelerde konser vermiştir. Birçok albümde aranjör ve yorumcu olarak yeralan Nezih Yeşilnil, müzisyenlik hayatını İstanbul&#8217;da sürdürmektedir. <br />
<br />
---------------------------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
BİYOGRAFİ<br />
<br />
---------------------------<br />
<br />
YANSIMALAR<br />
Aziz Şenol Filiz & Birol Yayla<br />
<br />
<br />
Aziz Şenol Filiz ve Birol Yayla İ.T.Ü Devlet Konservatuarında yanyanaydılar. Geleneksel müzikle yoğrulmuş eğitim hayatlarından sonra kalplerindeki sadelik ve ruhlarındaki huzurla başbaşa kaldılar. Bu birliktelik, 90&#8217;lı yılların başında &#8216;Yansımalar&#8217;ı doğurdu.<br />
<br />
Tüm bu huzuru, sadeliği paylaşmaya kendi isimlerini taşıyan &#8216;Yansımalar&#8217; albümü ile başladılar. &#8216;Yansımalar&#8217; pek çok kişi için dinginliğin ses dönüşümüydü... Hatıralar kadar uzakta &#8216;nefes&#8217; kadar yakındaydı. &#8216;Bab-ı esrar&#8217; (sırlar kapısı), 90&#8217;ların ortalarına gizem ve özlemle düştü. Bu bir yolculuktu artık... Ve bu yolda dostlar vardı. 21. yüzyıla adımlarını &#8216;serzeniş&#8217; albümüyle attıklarında Nezih Yeşilnil ile Engin Gürkey de yanlarındaydı. Dostlar çoğalıyor, müzikle paylaşılanlar Türkiye&#8217;nin sınırlarını aşıyordu. Bu noktada Süren Asaduryan ve yansımalar &#8216;Vuslat&#8217;ta buluşuyordu. Son olarak &#8216;Pervane&#8217; ile daha da çoğaldılar, büyüdüler, aynı sadelik ve durulukla... Yansımalar, &#8216;dayatılan bunca sığlığa rağmen&#8217; kendi müzikleriyle asude karşımızda...<br />
<br />
----------------<br />
<br />
BİROL YAYLA<br />
Gitar & Tanbur<br />
<br />
<br />
1980 yılında İ.T.Ü Türk Müziği Devlet Konservatuarında müzik eğitimine başlayan B.Yayla,1983 yılında Kül.Bak.İst. Devlet Klasik Türk Müziği Korosu'na,tanbur icracısı olarak katıldı. 1990 yılında A.Şenol Filiz'le ikili çalışmaları başladı.<br />
<br />
Bir yandan kendi müziklerini oluştururken, diğer yandan Ney ve Tanbur'la geleneksel müziğimizin örneklerini konserlerde seslendirmeye başladılar. Ağırlıklı olarak Birol Yayla'nın bestelerinden oluşan çalışmaları geniş bir çevreden büyük ilgi gördü."Yansımalar" adı altında yayınlanan albümleri,1991'de (Yansımalar), 1995'te (Bab-ı Esrar), 2000'de(Serzeniş), 2001'de duduk sanatçısı Suren Asaduryan'la yaptıkları(Vuslat) dinleyicilerle buluştu. Bunun dışında Geleneksel Müziğimizle ilgili çalışmalarını sürdüren Birol Yayla, 1993'te Devlet Korosundan bir grup saz sanatçısıyla ve Meral Uğurlu'yla albüm ve konser çalışmaları için A.B.D.'ye gitti. 1998'de saz eserlerinden oluşan "Mahur" albümünü, yine aynı yıl Tanburi Necdet Yaşar'ın eski ve yeni icralarından oluşan "Necdet Yaşar" albümünü A.Şenol Filiz'le birlikte hazırladı. 1999'da Kantemir ve Ali Ufki Dönemi eserlerini , o dönemin çalgılarıyla icra eden "Bezmara" topluluğunda Tanbur ve Kopuz çalan Birol Yayla, bu topluluğun Fransa'da yayınlanan "Splendours of Topkapı" albümünde yer aldı, aynı topluluğun Türkiye'de yayınlanan "Yitik Sesin Peşinde" albümünün yapımını A.Şenol Filiz'le üstlendi. 2000 yılında 15-20.yy. arası seçme eserlerin enstrümantal olarak icra edildiği "Miras" albümünü A.Şenol.Filiz'le birlikte hazırladı. 2002 yılında,TRT de yayınlanan &#8221;Altın Kanatlar&#8221; belgesel-dramanın ,Türk-Hollanda ortak yapımı &#8220;Ferhat&#8217;la Şirin&#8221; adlı tiyatro oyununun,2003 yılında Kemal Tahir&#8217;in romanından uyarlanan ve TRT de yayınlanan &#8220;Esir Şehrin İnsanları&#8221; adlı dizinin müziklerini yaptı. Bu güne kadar A.B.D, Almanya, Fransa, Romanya, Mısır, Tunus, Belarus,Sudan,Bahreyn,BosnaHersek, K.K.T.C ' de konser ve albüm çalışmaları yapan B. Yayla, ayrıca 1999 haziran ayından başlayarak bir yıl süreyle B.R.T. Televizyonunda yayınlanan "Gelenekten Geleceğe Yansımalar" adlı Müzik-Sohbet programını A.Şenol Filiz'le birlikte hazırlayıp sundu. Yine &#8220;Yansımalar&#8221; adıyla TRT de 2003 -2004 arası yayınlanan Müzik-Sohbet programını A.Şenol Filiz&#8217;le birlikte hazırlayıp sundu.<br />
<br />
AZİZ ŞENOL FİLİZ<br />
Ney<br />
<br />
-------------------<br />
<br />
<br />
Tire&#8217;de doğdu.İlk ney derslerini İzmir&#8217;de Sencer Derya&#8217;dan aldı. Akademik müzik eğitimini İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı&#8217;nda 1984 yılında tamamladı. Bu dönem içinde başta Neyzen Fuat Türkelman olmak üzere değerli pek çok hoca ile çalıştı.<br />
<br />
Sazı ile birçok resital ve solo konserler veren Filiz,18. İstanbul Festivali&#8217;ne ud sanatçısı Samim Karaca ile katılarak çalışmalarını ilk kez uluslararası platformda değerlendirdi. Aziz Şenol Filiz,ney sazını ve klasik Türk müziğini genç kuşaklara gereken hassasiyetle tanıtabilmek amacı ile 1980&#8217;li yıllarından bu yana üniversitelerde gençlere yönelik konserler hazırladı. 1983 yılında İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu&#8217;nda saz sanatçısı olarak göreve başladı. 1990 yılında Birol Yayla ile birlikte oluşturdukları, &#8220;Yansımalar&#8221; adlı toplulukla Katıldıkları pek çok konser ve dinletilerde kendilerine ait müziklerin yanı sıra geleneksel Türk müziği eserlerine de yer vermişlerdir. Bu toplulukla Türkiye içinde ve Türkiye dışında pek çok festival konserine katıldılar(Amerika, Fransa, Almanya, Belarus, Sudan ,Mısır, Tunus,Bahreyn).Aynı toplulukla 1991 yılında &#8220;yansımalar&#8221;, 1995 yılinda &#8220;Bab-ı Esrar&#8221;, 2000 yılıda &#8220;Serzeniş&#8221;, 2001 yılında &#8220;&#8221;Vuslat&#8221;, 2004 yılında "pervane" adlarında beş albümleri yayınlandı. Aziz Şenol Filiz ayrıca 1996 &#8211; 2002 yılları arasında bir grup arkadaşı ile oluşturduğu &#8220;Bezmara&#8221; müzik topluluğu ile dönemin çalgıları ile 1500 &#8211; 1750 yıllarına ait eserleri yorumladıkları konserler verdiler. Bu çalışmalarından örnekleri &#8220;Topkapı&#8217;nın İhtişamı&#8221;(1998) ve &#8220;Yitik Sesin Peşinde&#8221; (2000) adlı albümlerde topladılar. Bunu dışında Aziz Şenol Filiz, Birol Yayla ile birlikte yorumcu olarak kendilerinin de bulunduğu projelerinde Samim Karaca, Taner Sayacıoğlu ve Lütfiye Özer&#8217;le birlikte geleneksel Türk Müziği&#8217;ne ait örnekleri &#8220;Mahur&#8221;(1997) ve &#8220;Miras&#8221;(2000) adlı albümlerde topladılar. Aziz Şenol Filiz, Birol Yayla ile birlikte Münip Utandı&#8217;nın ilk solo albümü olan &#8220;Aynalıkavak&#8217;tan Kalamış&#8217;a&#8221;, büyük tanbur ustası Necdet Yaşar&#8217;ın Türkiye&#8217;de yayınlanan ilk albümü &#8220;Geçmişten Bugüne Necdet Yaşar&#8221; albümlerini projelendirmiş ve yapımcılıklarını üstlenmişlerdir. 1999 &#8211; 2000 yılları arasında BRT televizyonunda Birol Yayla ile birlikte &#8220;Gelenkten Geleceğe Yansımalar &#8220; programını hazırlayıp sundular. 60 bölüm devam eden bu programlarında değerli pek çok müzisyen ile beraber oldular.2002-2003 sezonunda "Yansımalar" başlığıyla TRT için aynı içerikte bir programı hazırlayıp sundular. Aziz Şenol Filiz&#8217;in müzik danışmanlığında hazırlanan &#8220;Neyzen Tevfik&#8221; 2001 yılında, babası Lütfi Filiz&#8217;e ait bestelerin yer aldığı &#8220;Noktanın Sonsuzluğu&#8221; isimli ilahiler albümü 2002 yılında yayınlanmıştır.<br />
<br />
-------------------<br />
<br />
NEZİH YEŞİLNİL<br />
Kontrbas<br />
<br />
<br />
6 yaşında mandolin, 13 yaşında gitar çalmaya başladı. 17 yaşında İzmir&#8217;de Maça Beşi Topluluğu&#8217;nda bas gitar çalmaya başladı. Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonomi bölümünden mezun olan Yeşilnil, 1974&#8217;te Grup Doğuş&#8217;un kurulmasına öncülülük etti.<br />
<br />
6 yaşında mandolin, 13 yaşında gitar çalmaya başladı. 17 yaşında İzmir&#8217;de Maça Beşi Topluluğu&#8217;nda bas gitar çalmaya başladı. Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonomi bölümünden mezun olan Yeşilnil, 1974&#8217;te Grup Doğuş&#8217;un kurulmasına öncülülük etti. Çeşitli dans müziği topluluklarında çalan müzisyenin 1980&#8217;de edindiği kontrabas, çok ilgilendiği caz müziğine geçmesine neden oldu. Aynı yılın yaz aylarında Emin Fındıkoğlu üçlüsü ile çalmaya başladı ve bu dönemde birlikte çaldığı müzisyenler onun için bir caz okulu oldu. Erol Pekcan, Tuna Ötenel, Neşet Ruacan ve Önder Focan&#8217;la çalışmalar yaptı. 1986&#8217;da İstanbul Caz Dörtlüsü&#8217;yle Sibiu&#8217;da çaldı. Uzun yıllar çalıştığı Neşet Ruacan Orkestrası ile 1989 yılında Çin Halk Cumhuriyeti&#8217;nde konserler verdi. Ressam ve caz solisti olan eşi Ayşegül Yeşilnil ile yürüttüğü sahne çalışmalarının yanı sıra, 1995&#8217;te beste ve düzenlemelerinin çoğunu kendisinin yaptığı, Ayşegül Yeşilnil&#8217;in sözlerini yazıp eslendirdiği Rüzgara Şarkılar Söyle adlı albümü çıkardı. 1992 - 1993 yıllarında Jak ve Janet Esim Topluluğu ile üç kez Avrupa turnesine katıldı. 1997&#8217;de katıldığı Yansımalar topluluğunun sürekli üyesi oldu. Yine Ayşegül Yeşilnil ile uluslararası caz festivallerine katıldı ve caz kulüplerinde sayısız performans gerçekleştirdi. Ron Afif, Ray Blue, Carol Chaikin, Lloyd Chisholm, Larry Coryell, Ted Curson, Scott Hamilton, Geraldine Hunt ,Danny Lerman, Valeri Ponomarev, Vitali Samharadze, and Don Thompson gibi pek çok yabancı müzisyenle de çalmıştır. Kendi triosu ve çeşitli caz gruplarının yanısıra Türkiye&#8217;nin önemli müzisyenlerinden kurulu Janet & Jak Esim Topluluğu ve Yansımalar gruplarının da bir üyesidir. Nezih Yeşilnil Türkiye&#8217;nin yanısıra Almanya, Belgium, Cezayir, Çin, Kıbrıs, Hindistan, Hollanda, İsviçre, İtalya, Romanya gibi ülkelerde konser vermiştir. Birçok albümde aranjör ve yorumcu olarak yeralan Nezih Yeşilnil, müzisyenlik hayatını İstanbul&#8217;da sürdürmektedir. <br />
<br />
---------------------------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yılmaz  ÇELİK]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=170</link>
			<pubDate>Tue, 13 May 2008 22:28:55 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=170</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
BİYOGRAFİ<br />
<br />
------------------------------<br />
<br />
İnsan Yaşadığı Yere Benzer<br />
<br />
Eskilerin "Muzri Togarma" (Munzur Dağları) dedikleri dağ silsilesinin eteğinde Çedagı adında bir köy var. "Gola Vacuğı" (Ovacık Gölü) suları çekildiğinde ay parçası gibi kalakalmış orda öyle.<br />
Efsanesi ta yedi düvele kadar yayılan Kutsal Munzur Çayı bu köyün önünden akıp gider işte. Elinizdeki kayıtta "Sano sano, Uy Tariyo" diyen Yılmaz da oralıdır.<br />
<br />
Küçüklüğünü hayal meyal hatırlıyorum Yılmaz'ın. Anamın anlatışına göre, kırmızı soluklu bir ata binip ceviz toplamaya gelirmiş bizim oraya. Kara saçlı kara suratlı bir çocukmuş.<br />
<br />
Sonra çığ düşmüş gibi hepimiz bir yere savrulmuşuz ya...O da gurbetçi bir babanın arkasından uzaklara ta Alpler ülkelerine göçmüş. Aslında hiç gidesi yokmuş.<br />
Şimdi düşünüyorum da... Ondan sonra araya ne çok arabi görüntü girmiş. Tutsaklık, savaş, göç!..<br />
Aklıma öldüğünde bir derginin "Bu dünyadan Zaza beyi göçtü" dediği şair Cemal Süreyya'nın anlattıkları geliyor. "Bizi kamyona doldurdular. Tüfekli iki erin nezaretinde. Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular. Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar. Tarih öncesi köpekler havlıyordu."<br />
Bu diaspora hali hepimizin yüreğinde başka başka duyarlılık yol aça dursun, Yılmaz; gittiği her yerde -buna Frenk eli de dahil olmak üzere- kültürünü, kökünü, kedi bıyıklı esmer halkını hiç unutmamış. Her anımsayışta Edip Cansever'in dizeleri gelip belleğinin bir yerine kuruluvermiş.<br />
<br />
"İnsan yaşadığı yere benzer"<br />
O yerin suyuna o yerin toprağına benzer<br />
Hasretine, yalanına benzer"<br />
<br />
Bu yüzden "PİRBAB" (Soy ağacı) diyor son kasetinde. Bir iz sürücüsü gibi, uslanmayan son serüvenciler gibi kendi köküne yaptığı o yabanıl yolculukta Simurk (Zümrüdü Anka) örneği uçup duruyor. Belli ki; ne dünyaya gözlerini açtığı kutsal çayın kıyısından ne de sözünden vazgeçiyor. Aksine türkülerinde sarf ettiği her söze yüreğinin tüm kederi ve coşkusuyla asılıyor. Bizi kah Kırklar Kapısı'na, kah Xarpet'in (Harput) üzümü bağlarına ve Bilges Yaylasına götürüyor.<br />
Yüreği şen, yolu açık olsun bu kara çocuğun!<br />
<br />
Haydar Oğur<br />
<br />
<br />
------------------------------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
BİYOGRAFİ<br />
<br />
------------------------------<br />
<br />
İnsan Yaşadığı Yere Benzer<br />
<br />
Eskilerin "Muzri Togarma" (Munzur Dağları) dedikleri dağ silsilesinin eteğinde Çedagı adında bir köy var. "Gola Vacuğı" (Ovacık Gölü) suları çekildiğinde ay parçası gibi kalakalmış orda öyle.<br />
Efsanesi ta yedi düvele kadar yayılan Kutsal Munzur Çayı bu köyün önünden akıp gider işte. Elinizdeki kayıtta "Sano sano, Uy Tariyo" diyen Yılmaz da oralıdır.<br />
<br />
Küçüklüğünü hayal meyal hatırlıyorum Yılmaz'ın. Anamın anlatışına göre, kırmızı soluklu bir ata binip ceviz toplamaya gelirmiş bizim oraya. Kara saçlı kara suratlı bir çocukmuş.<br />
<br />
Sonra çığ düşmüş gibi hepimiz bir yere savrulmuşuz ya...O da gurbetçi bir babanın arkasından uzaklara ta Alpler ülkelerine göçmüş. Aslında hiç gidesi yokmuş.<br />
Şimdi düşünüyorum da... Ondan sonra araya ne çok arabi görüntü girmiş. Tutsaklık, savaş, göç!..<br />
Aklıma öldüğünde bir derginin "Bu dünyadan Zaza beyi göçtü" dediği şair Cemal Süreyya'nın anlattıkları geliyor. "Bizi kamyona doldurdular. Tüfekli iki erin nezaretinde. Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular. Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar. Tarih öncesi köpekler havlıyordu."<br />
Bu diaspora hali hepimizin yüreğinde başka başka duyarlılık yol aça dursun, Yılmaz; gittiği her yerde -buna Frenk eli de dahil olmak üzere- kültürünü, kökünü, kedi bıyıklı esmer halkını hiç unutmamış. Her anımsayışta Edip Cansever'in dizeleri gelip belleğinin bir yerine kuruluvermiş.<br />
<br />
"İnsan yaşadığı yere benzer"<br />
O yerin suyuna o yerin toprağına benzer<br />
Hasretine, yalanına benzer"<br />
<br />
Bu yüzden "PİRBAB" (Soy ağacı) diyor son kasetinde. Bir iz sürücüsü gibi, uslanmayan son serüvenciler gibi kendi köküne yaptığı o yabanıl yolculukta Simurk (Zümrüdü Anka) örneği uçup duruyor. Belli ki; ne dünyaya gözlerini açtığı kutsal çayın kıyısından ne de sözünden vazgeçiyor. Aksine türkülerinde sarf ettiği her söze yüreğinin tüm kederi ve coşkusuyla asılıyor. Bizi kah Kırklar Kapısı'na, kah Xarpet'in (Harput) üzümü bağlarına ve Bilges Yaylasına götürüyor.<br />
Yüreği şen, yolu açık olsun bu kara çocuğun!<br />
<br />
Haydar Oğur<br />
<br />
<br />
------------------------------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yunus EMRE]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=168</link>
			<pubDate>Tue, 13 May 2008 22:24:32 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=168</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
BİYOGRAFİ<br />
<br />
------------------------------<br />
<br />
Yaşamına ilişkin bilgiler sınırlı. Doğum yeri bilinmiyor. 13'üncü yüzyılın ortalarına doğru Moğal istilası ve Selçuklu Devleti'nin yıkıldığı dönemde yaşadığı sanılıyor. Bu dönemin sarsıntı ve acıları Yunus'un eserlerinde derin izler bıraktı. Babasının adı İsmail. Medrese eğitimi gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. İran ve Yunan mitolojisiyle, tasavvuf tarihini inceledi. Hacı Bektaş ya da Sinan Ata'nın halifesi Taptuk Emre'nin dergahında hizmet etti. Taptuk Emre'nin düşüncelerini yaymak için Anadolu'yu dolaştı. Eskişehir Sarıköy, Manisa Buna ve Emreköy, Erzurum Dutçu Köyü, Isparta Keçiborlu ve Karaman'da adına yapılmış mezarlar var. Ama nerede öldüğü ve gömüldüğü kesin belli değil. Tasavvuf yorumunu benimseyen Yunus Emre'nin keskin bir gözlem gücü, derin bir hoşgörü anlayışı var. Şiirlerini hece ölçüyle yazdı. Ama aruz denemelerine de yer verdi. Hece ölçüseyle yazdığı dörtlüklerin yanısıra yine hece ile beyitler ve gazeller de yazdı. Dili arı Türkçe değil. Yer yer Arapça ve Farsça tamlamalar kullandı. Sağlığında düzenlediği divanı bulunamadı. Günümüzdeki divanları derlemedir. 1904'te birinci, 1924'te ikinci basımları yapılan Divan-ı Aşık Yunus Emre'nin yanısıra Burhan Toprak ve Abdülbaki Gölpınarlı'nın derleyip yayınladığı Yunus Emre divanları var.<br />
<br />
------------------------------]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
BİYOGRAFİ<br />
<br />
------------------------------<br />
<br />
Yaşamına ilişkin bilgiler sınırlı. Doğum yeri bilinmiyor. 13'üncü yüzyılın ortalarına doğru Moğal istilası ve Selçuklu Devleti'nin yıkıldığı dönemde yaşadığı sanılıyor. Bu dönemin sarsıntı ve acıları Yunus'un eserlerinde derin izler bıraktı. Babasının adı İsmail. Medrese eğitimi gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. İran ve Yunan mitolojisiyle, tasavvuf tarihini inceledi. Hacı Bektaş ya da Sinan Ata'nın halifesi Taptuk Emre'nin dergahında hizmet etti. Taptuk Emre'nin düşüncelerini yaymak için Anadolu'yu dolaştı. Eskişehir Sarıköy, Manisa Buna ve Emreköy, Erzurum Dutçu Köyü, Isparta Keçiborlu ve Karaman'da adına yapılmış mezarlar var. Ama nerede öldüğü ve gömüldüğü kesin belli değil. Tasavvuf yorumunu benimseyen Yunus Emre'nin keskin bir gözlem gücü, derin bir hoşgörü anlayışı var. Şiirlerini hece ölçüyle yazdı. Ama aruz denemelerine de yer verdi. Hece ölçüseyle yazdığı dörtlüklerin yanısıra yine hece ile beyitler ve gazeller de yazdı. Dili arı Türkçe değil. Yer yer Arapça ve Farsça tamlamalar kullandı. Sağlığında düzenlediği divanı bulunamadı. Günümüzdeki divanları derlemedir. 1904'te birinci, 1924'te ikinci basımları yapılan Divan-ı Aşık Yunus Emre'nin yanısıra Burhan Toprak ve Abdülbaki Gölpınarlı'nın derleyip yayınladığı Yunus Emre divanları var.<br />
<br />
------------------------------]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yüksel YILDIZ]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=140</link>
			<pubDate>Tue, 13 May 2008 21:26:29 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=140</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Biyografi<br />
15 Ekim 1948 tarihinde Sivas&#8217;a bağlı Tokuş Köyü'nde dünyaya geldi. İlk öğrenimini köyünde orta öğrenimini Sivas Erkek Sanat Enstitüsü'nde tamamladı. Dedesi bağlama yapar, amcası ve babası da bağlama çalardı. Dolayısıyla bağlama çalmayı kısa sürede öğrendi ve çeşitli toplantılarda çalıp söylemeye başladı. Okul yıllarında düzenlenen piyes ve etkinliklerde sahne aldı.<br />
<br />
Usta-çırak ilişkisi çerçevesinde büyüklerinden çok şeyler öğrendi ve önemli arşivler edindi. Okul yılları bitince İstanbul&#8217;a yerleşti ve burada hem çalıp söylemeye hem de kendini geliştirmeye devam etti.<br />
<br />
1968-70 arasında askerlik görevini yaparken ordu evlerinde etkinliklerini sürdürdü. Asker dönüşü plak yapmaya karar verdi ve kendi imkanlarıyla 45&#8217;lik bir plak hazırlayarak yayınlanması için Afşin plağa verir. Böylece ilk plağı yayınlandı. Takip eden yıllarda 6 adet 45&#8217;lik yaptı ve plak yapımına 1976 yılından 1983 yılına kadar ara verdi. Bu dönemde usta sözleri kullanarak müziği kendisine ait olan eserler ortaya çıkardı.<br />
<br />
1984 yılında yeniden albüm yapmaya başladı ve bir çok eseri TRT repertuarına girdi. Günümüze kadar 5 tane solo 3 tane de grup olmak üzere 8 albüm yaptı. 90&#8217;lı yıllarda artık söz ve müziği kendisine ait eserler ortaya koymaya başladı. Eserlerinin bir çoğu çeşitli sanatçılar tarafından seslendirildi. Şu ana kadar yayınlanan eserlerinin dışında 200&#8217;e yakın eseri daha bulunmaktadır. <br />
<br />
TRT repertuarına giren eserlerinden bazıları: <br />
Ezrail Serime Çöktüğü Zaman, Merhamet Kıl Kaşı Keman, Üç Beş Aşık, Gül Menevşe Senden Almış Kokuyu, Çıktım Yücesine Seyran Eyledim, Sultan Suyu Gibi Çağlayıp Akma, Aklım Fikrim Zay Eyledi Yar Benim, Melüllenme Deli Gönül, Sözün Bilmez Bazı Cahil Elinden, Gel Seninle Bir Kararda Duralım...<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Biyografi<br />
15 Ekim 1948 tarihinde Sivas&#8217;a bağlı Tokuş Köyü'nde dünyaya geldi. İlk öğrenimini köyünde orta öğrenimini Sivas Erkek Sanat Enstitüsü'nde tamamladı. Dedesi bağlama yapar, amcası ve babası da bağlama çalardı. Dolayısıyla bağlama çalmayı kısa sürede öğrendi ve çeşitli toplantılarda çalıp söylemeye başladı. Okul yıllarında düzenlenen piyes ve etkinliklerde sahne aldı.<br />
<br />
Usta-çırak ilişkisi çerçevesinde büyüklerinden çok şeyler öğrendi ve önemli arşivler edindi. Okul yılları bitince İstanbul&#8217;a yerleşti ve burada hem çalıp söylemeye hem de kendini geliştirmeye devam etti.<br />
<br />
1968-70 arasında askerlik görevini yaparken ordu evlerinde etkinliklerini sürdürdü. Asker dönüşü plak yapmaya karar verdi ve kendi imkanlarıyla 45&#8217;lik bir plak hazırlayarak yayınlanması için Afşin plağa verir. Böylece ilk plağı yayınlandı. Takip eden yıllarda 6 adet 45&#8217;lik yaptı ve plak yapımına 1976 yılından 1983 yılına kadar ara verdi. Bu dönemde usta sözleri kullanarak müziği kendisine ait olan eserler ortaya çıkardı.<br />
<br />
1984 yılında yeniden albüm yapmaya başladı ve bir çok eseri TRT repertuarına girdi. Günümüze kadar 5 tane solo 3 tane de grup olmak üzere 8 albüm yaptı. 90&#8217;lı yıllarda artık söz ve müziği kendisine ait eserler ortaya koymaya başladı. Eserlerinin bir çoğu çeşitli sanatçılar tarafından seslendirildi. Şu ana kadar yayınlanan eserlerinin dışında 200&#8217;e yakın eseri daha bulunmaktadır. <br />
<br />
TRT repertuarına giren eserlerinden bazıları: <br />
Ezrail Serime Çöktüğü Zaman, Merhamet Kıl Kaşı Keman, Üç Beş Aşık, Gül Menevşe Senden Almış Kokuyu, Çıktım Yücesine Seyran Eyledim, Sultan Suyu Gibi Çağlayıp Akma, Aklım Fikrim Zay Eyledi Yar Benim, Melüllenme Deli Gönül, Sözün Bilmez Bazı Cahil Elinden, Gel Seninle Bir Kararda Duralım...<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>