<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Katreyiz Türk Halk Müziği Forumu - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.katreyiz.com/</link>
		<description><![CDATA[Katreyiz Türk Halk Müziği Forumu - http://www.katreyiz.com]]></description>
		<pubDate>Mon, 21 May 2012 08:07:23 +0100</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Başsağlığı]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7108</link>
			<pubDate>Sun, 13 May 2012 20:40:39 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7108</guid>
			<description><![CDATA[Sevgili Nalan ve Ayhan dedelerini, Ali Abi ise babasını kaybetti.<br />
<br />
Hüseyin Yetiş' e tanrıdan rahmet, ailesine sabır diliyorum...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sevgili Nalan ve Ayhan dedelerini, Ali Abi ise babasını kaybetti.<br />
<br />
Hüseyin Yetiş' e tanrıdan rahmet, ailesine sabır diliyorum...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Anneler Günü]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7107</link>
			<pubDate>Sun, 13 May 2012 10:46:32 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7107</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eşekli Kütüphaneci]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7106</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2012 09:39:46 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7106</guid>
			<description><![CDATA[<br />
Yıl 1943.<br />
Genç Mustafa&#8217;nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi&#8217;ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok.<br />
<br />
Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır:<br />
<br />
&#8220;Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun.&#8221; Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir.<br />
<br />
&#8211; Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu?<br />
&#8211; Alıyorum.<br />
&#8211; Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten&#8230;<br />
<br />
23 yaşındaki genç memur &#8220;Ne yapayım, ne yapayım?&#8221; diye düşünür durur. Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce &#8220;Deli misin bey?&#8221; der, ama kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını yakından görünce fikri kabullenir.<br />
<br />
O dönem devletteki amirlerinin çıkardığı tüm engellerin tek tek, binbir güçlükle üstesinden gelir.<br />
<br />
Çünkü o zaman da şimdiki gibi, &#8220;Aman bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaş, çalışmasan da&#8220; zihniyeti aynen var.<br />
<br />
O bıyıklı, kravatlı, asık yüzlü, sigara kokan, arkalarındaki Atatürk resminden utanmayan, ama ülkesine gram faydası da olmayan bürokratları zorlukla ikna eder ve bir eşek alır.<br />
<br />
İki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne &#8220;Kitap İare Sandığı&#8221; yazar. Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar.<br />
<br />
Kütüphaneye de bir yazı asar:<br />
<br />
&#8220;Sadece Pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz.&#8221;<br />
<br />
Köydeki çocuklar şaşırır.<br />
Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün, Noel Baba gibi. Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var.<br />
<br />
Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da.<br />
<br />
&#8220;Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra aynı gün gelip alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak&#8221; der.<br />
<br />
Mustafa artık Ürgüp&#8217;teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği Yüksel&#8217;le köy köy gezmektedir.<br />
<br />
Köylerdeki çocuklar Eşekli Kütüphaneciyi her seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri küt küt atar heyecandan, sevinç içinde yeni kitapları beklerler. Mustafa Amca&#8216;nın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında sıcak sıcak oturup iş yapmazken, Mustafa&#8217;nın eşeği Yüksel yediği otu hepsinden fazla hak etmektedir.<br />
<br />
Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar.<br />
<br />
Mustafa bakar ki kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor.<br />
<br />
Zenith ve Singer&#8217;e mektup yazar:<br />
<br />
&#8220;Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım&#8220; der. Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi yollar (ilk sponsorluk faaliyeti). Salı günlerini kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. On makine yetmediği için sıra oluşur. Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap verir, beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce halkevlerine okuma yazma kursları vermeye gider. Halıcılık kursları başlatır, bölgede halıcılığı canlandırır. Bu arada valilik Mustafa hakkında dava açar, &#8220;kendi görev tanımı dışında davranıyor&#8221; diye. 50 yaşına gelen Mustafa Amca baskıyla emekli edilir.<br />
<br />
Mustafa Amca köylüler arasında efsane olur, yıllar geçtikçe köylerdeki çocuklarda okuma aşkı yerleşir. 2005 yılında Mustafa Amca vefat eder. Tüm Kapadokya çok üzülür, aralarında toplanırlar. Ürgüp&#8217;e Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykelini dikerler.<br />
<br />
Girişimcilik ne biliyor musun?<br />
<br />
Bulunduğun yere yenilik katmalısın.<br />
<br />
Mutlaka adım atmalısın.<br />
<br />
Yaptığın iş olduğu yerde durup duruyorsa, sende bir uyuzluk vardır arkadaş. İnsan var, dokunduğu yere değer katar; insan var, dokunduğu yere değer kaybettirir.<br />
<br />
Bakın Nevşehir&#8217;den ve bu ülkeden nice müdür, amir, vali, bürokrat, milletvekili, politikacı geçti; binlercesinin adını kimse hatırlamaz ama Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli var.<br />
<br />
http://www.kitaptiri.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
Yıl 1943.<br />
Genç Mustafa&#8217;nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi&#8217;ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok.<br />
<br />
Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır:<br />
<br />
&#8220;Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun.&#8221; Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir.<br />
<br />
&#8211; Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu?<br />
&#8211; Alıyorum.<br />
&#8211; Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten&#8230;<br />
<br />
23 yaşındaki genç memur &#8220;Ne yapayım, ne yapayım?&#8221; diye düşünür durur. Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce &#8220;Deli misin bey?&#8221; der, ama kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını yakından görünce fikri kabullenir.<br />
<br />
O dönem devletteki amirlerinin çıkardığı tüm engellerin tek tek, binbir güçlükle üstesinden gelir.<br />
<br />
Çünkü o zaman da şimdiki gibi, &#8220;Aman bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaş, çalışmasan da&#8220; zihniyeti aynen var.<br />
<br />
O bıyıklı, kravatlı, asık yüzlü, sigara kokan, arkalarındaki Atatürk resminden utanmayan, ama ülkesine gram faydası da olmayan bürokratları zorlukla ikna eder ve bir eşek alır.<br />
<br />
İki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne &#8220;Kitap İare Sandığı&#8221; yazar. Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar.<br />
<br />
Kütüphaneye de bir yazı asar:<br />
<br />
&#8220;Sadece Pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz.&#8221;<br />
<br />
Köydeki çocuklar şaşırır.<br />
Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün, Noel Baba gibi. Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var.<br />
<br />
Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da.<br />
<br />
&#8220;Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra aynı gün gelip alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak&#8221; der.<br />
<br />
Mustafa artık Ürgüp&#8217;teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği Yüksel&#8217;le köy köy gezmektedir.<br />
<br />
Köylerdeki çocuklar Eşekli Kütüphaneciyi her seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri küt küt atar heyecandan, sevinç içinde yeni kitapları beklerler. Mustafa Amca&#8216;nın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında sıcak sıcak oturup iş yapmazken, Mustafa&#8217;nın eşeği Yüksel yediği otu hepsinden fazla hak etmektedir.<br />
<br />
Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar.<br />
<br />
Mustafa bakar ki kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor.<br />
<br />
Zenith ve Singer&#8217;e mektup yazar:<br />
<br />
&#8220;Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım&#8220; der. Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi yollar (ilk sponsorluk faaliyeti). Salı günlerini kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. On makine yetmediği için sıra oluşur. Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap verir, beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce halkevlerine okuma yazma kursları vermeye gider. Halıcılık kursları başlatır, bölgede halıcılığı canlandırır. Bu arada valilik Mustafa hakkında dava açar, &#8220;kendi görev tanımı dışında davranıyor&#8221; diye. 50 yaşına gelen Mustafa Amca baskıyla emekli edilir.<br />
<br />
Mustafa Amca köylüler arasında efsane olur, yıllar geçtikçe köylerdeki çocuklarda okuma aşkı yerleşir. 2005 yılında Mustafa Amca vefat eder. Tüm Kapadokya çok üzülür, aralarında toplanırlar. Ürgüp&#8217;e Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykelini dikerler.<br />
<br />
Girişimcilik ne biliyor musun?<br />
<br />
Bulunduğun yere yenilik katmalısın.<br />
<br />
Mutlaka adım atmalısın.<br />
<br />
Yaptığın iş olduğu yerde durup duruyorsa, sende bir uyuzluk vardır arkadaş. İnsan var, dokunduğu yere değer katar; insan var, dokunduğu yere değer kaybettirir.<br />
<br />
Bakın Nevşehir&#8217;den ve bu ülkeden nice müdür, amir, vali, bürokrat, milletvekili, politikacı geçti; binlercesinin adını kimse hatırlamaz ama Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli var.<br />
<br />
http://www.kitaptiri.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cüneyt Türel]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7104</link>
			<pubDate>Tue, 01 May 2012 21:55:41 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7104</guid>
			<description><![CDATA[En güzel seslerden birini, usta tiyatrocu Cüneyt Türel'i kaybettik. <br />
Ruhu şâd olsun.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[En güzel seslerden birini, usta tiyatrocu Cüneyt Türel'i kaybettik. <br />
Ruhu şâd olsun.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[1 MAYIS]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7103</link>
			<pubDate>Tue, 01 May 2012 21:25:09 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7103</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Varsın gönül aşkınla harâb olsun]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7101</link>
			<pubDate>Mon, 30 Apr 2012 13:22:09 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7101</guid>
			<description><![CDATA[Varsın gönül aşkınla harâb olsun efendim<br />
Cânânıma nezreylemişim cânımı kendim<br />
Dermân aradım derdime hicrânı beğendim<br />
Yansın gönül aşkınla harâb olsun efendim<br />
<br />
Beste: Lemi Atlı<br />
Güfte: Vecdi Bingöl<br />
Makam: Nişâburek<br />
Usûl: Türkaksağı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Varsın gönül aşkınla harâb olsun efendim<br />
Cânânıma nezreylemişim cânımı kendim<br />
Dermân aradım derdime hicrânı beğendim<br />
Yansın gönül aşkınla harâb olsun efendim<br />
<br />
Beste: Lemi Atlı<br />
Güfte: Vecdi Bingöl<br />
Makam: Nişâburek<br />
Usûl: Türkaksağı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[AŞKA YANANLARDANIZ]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7099</link>
			<pubDate>Sun, 29 Apr 2012 11:36:26 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7099</guid>
			<description><![CDATA[Ey hoca tanrı bir şirkimiz yoktur<br />
Şeytan gizleyecek kürkümüz yoktur<br />
Cehennem narında korkumuz yoktur<br />
Biz ateşi, aşka yananlardanız<br />
<br />
Mürşit meydanında mahşer kurulur<br />
Bacı kardeş bir araya derilir<br />
Hayrımız şerimiz burda sorulur<br />
Her hesabı burda verenlerdenız<br />
<br />
Parayı put edip tapan deyiliz<br />
Hakıkat ylunda sapan deyiliz<br />
Havlayıp insanı kapan deyiliz<br />
İnsanız insanı sevenlerdenız<br />
<br />
Meluliyim kıblem kamil insandır<br />
Kamil insanı kalbi beyti rahmandır<br />
Secda etmeyenler şeksiz şeytandır<br />
Ona lenet eden erenlerdenız<br />
<br />
Meluli Baba]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ey hoca tanrı bir şirkimiz yoktur<br />
Şeytan gizleyecek kürkümüz yoktur<br />
Cehennem narında korkumuz yoktur<br />
Biz ateşi, aşka yananlardanız<br />
<br />
Mürşit meydanında mahşer kurulur<br />
Bacı kardeş bir araya derilir<br />
Hayrımız şerimiz burda sorulur<br />
Her hesabı burda verenlerdenız<br />
<br />
Parayı put edip tapan deyiliz<br />
Hakıkat ylunda sapan deyiliz<br />
Havlayıp insanı kapan deyiliz<br />
İnsanız insanı sevenlerdenız<br />
<br />
Meluliyim kıblem kamil insandır<br />
Kamil insanı kalbi beyti rahmandır<br />
Secda etmeyenler şeksiz şeytandır<br />
Ona lenet eden erenlerdenız<br />
<br />
Meluli Baba]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BİR BAVA BERTAL HİKAYESİ]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7098</link>
			<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 20:19:06 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7098</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Dersim coğrafyası, politikliği kadar “delilerine”* verdiği değer ile de bilinir. Öyle ki “deli heykeli” olan Türkiye’de tekdir, dünyada ise birkaç yerden biridir.<br />
<br />
BİR BAVA BERTAL HİKAYESİ<br />
<br />
Dersim coğrafyası, politikliği kadar “delilerine”* verdiği değer ile de bilinir. Öyle ki “deli heykeli” olan Türkiye’de tekdir, dünyada ise birkaç yerden biridir. Dersim’ de “deliler” evliya, derviş, abdal olarak anılır. Dersim’in, delilerine verdiği önem yaşadığı toplumsal travmaların bir sonucu mu yoksa, Kızılbaş Aleviliğinden mi kaynaklanmaktadır, bilinmez. Bilinen gerçek ise Dersim’in delileri dünyanın en şanslı olanlarıdır.<br />
<br />
Şehir merkezine gelenlerin karşılaştığı Seyuşen heykeli yabancıların hemen dikkatini çeker ve ilk sordukları “kim bu?” olur. Bir deli dendiğinde ise ilk başlarda inanmaz, hikayesini dinledikten sonra ise şaşkınlığını gizleyemez. İşte bu merakın sonucunda Dersim’de yaşayan başka Sey Uşen var mı diye sorulduğunda herkesin işaret ettiği isim ise Bava Bertal olur.<br />
Bava Bertal, Dersim’e mal olmuş isimlerdendir. Halk arasında çok sevilen Bava Bertal adeta yaşayan bir efsanedir.<br />
<br />
Bava Bertal ince, uzun boyluydu. Çok saf ve temiz biriydi. Pek pantolon giymez, hep şalvar giyerek dolaşırdı. Dili biraz kekemeydi. Konuşurken zorlanmasına rağmen, halk onu konuşturmak için uğraşırdı. Bava Bertal’in diğer bir özelliği ise halk deyimiyle “güneş yüzü görmemiş küfürler” etmesiydi. Bu güneş yüzü görmemiş küfürler ise halkı rahatsız etmez. Bava Bertal eğlencenin, düğünlerin de baş müdavimiydi. Yaptığı bayılma numaraları, kılık değiştirmeleri ile her zaman neşe kaynağıydı. Sürekli sigara içen Bava Bertal’in sigarası eksik olmaz ve hep kaliteli sigara içerdi.<br />
<br />
Dersim’in bu yaşlı ve sevimli “Budelası” ile ilgili bir çok hikaye anlatılır. Bunların ne kadarı gerçektir, ne kadarı efsanedir, bilinmese de anlatılır durur. Bu hikayelerin bir çoğu halkın özlemlerini yansıtır aslında. Halkın neye öfke duyuyorsa, ne istiyorsa, nasıl görüyorsa bunu Bava Bertal üzerinden anlattığı da su götürmez bir gerçektir. Baba Bertal bir bakarsınız işkenceci bir polis ile anlatılır, bir bakarsınız köye operasyon yapan bir asker ile.<br />
Halk arasında çok anlatılan bir Bava Bertal hikayesi şöyledir:<br />
<br />
Bava Bertal takım elbise ve kravatla geziyor, ama köye gideceği zaman mekanın ruhuna uygun şalvarı, uzun kollu bol gömleği, şal kuşağı ve yeleği tercih ediyor. On sene önce, işte böyle bir kıyafetle boşaltılmış olan Aktuluk köyüne doğru gidiyor. Farkında olmadan askeri yasak bölgeye giriyor. Kontrol noktasındaki askerler, Bava Bertal’ı görünce şaşırıyor. Dur ihtarından sonra havaya ateş açıyorlar. Bava Bertal dönüp şöyle bir bakıyor ve köye doğru yürümeye devam ediyor. “Yasak baba giremezsin” diye bağırıyorlar, dinlemiyor. Yeni tayin olan genç üsteğmen geliyor, ateş emri veriyor. Askerler 40-50 kurşun sıkıyorlar üzerine. Uzaktan Bava’nın şalvarının ve yeleğinin isabet aldığı yerlerden havalandığını görüyorlar. Bava Bertal ormana dalarak ortadan kayboluyor. Komutan, Bava’nın cesedini çıkarmak için arama emri veriyor. Fakat ne bir kan izine rastlanıyor ne de Bava’nın cesedine.<br />
<br />
Akşam şehre dönen genç subay, olup bitenleri Dersimli bürokratlara anlatıyor. Onlar, “sen ne yaptın, o Allah’ın meczup bir kuludur, yazıktır, günahtır” diyor. Sabaha kadar uyuyamıyor komutan. Ertesi gün yanına birkaç asker alıp Aktuluk köyüne gidiyor. Köyün meydanında Bava Bertal’i görüyor. Hazret, bir kapının önünde bağdaş kurmuş, ağızlığa takılı sigarasını tellendiriyor. Üsteğmen yanına gidip elini öpüyor. Baba, şalvarındaki, yeleğindeki delikleri gösteriyor: “Arılar çıktı kovanlarından, vızz vızz vızz edip buraları deldi. D… torbasını da ısırıp gitti…” diyor gülerek. Dersimliler bu olaydan sonra, Baba Bertal’in kurşun geçirmez olduğuna inanıyor.<br />
<br />
Dersim kültürünün önemli bir parçası haline dönüşmüş olan bu “deli” hikayeleri, bir yönüyle de özlemdir. 38&#8242;i yaşamış bir toplumun sıkılan kurşunlara karşı ölümsüzlük arzusunu Bava Bertal şahsında dışa vurumudur.<br />
<br />
Toplumların temel karakteristiği değil midir! Özlemlerini mitleştirip, efsaneleştirip kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa aktarması. Sey Uşen de Bava Bertal da bu anlamda Dersimlinin çekilen acılarının, yaşanan sürgünlerinin bir görünümüdür; Saf ,temiz, dervişane…<br />
<br />
Ali Baran Doğan<br />
<br />
Not: Yazıda kullanılan “deli” kavramının Dersim’deki karşılığı Budela’dır. “Budela” ise ermiş olan kişi veya keramet sahibi olduğuna inanılan kişiler için kullanılır. Kures Ocağı’na mensup olan Sey Uşen ve Bava Bertal’a “Budela” denmesinin nedeni bu kişilerin keramet sahibi olmalarından dolayıdır. (Dersimnews.com)<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Dersim coğrafyası, politikliği kadar “delilerine”* verdiği değer ile de bilinir. Öyle ki “deli heykeli” olan Türkiye’de tekdir, dünyada ise birkaç yerden biridir.<br />
<br />
BİR BAVA BERTAL HİKAYESİ<br />
<br />
Dersim coğrafyası, politikliği kadar “delilerine”* verdiği değer ile de bilinir. Öyle ki “deli heykeli” olan Türkiye’de tekdir, dünyada ise birkaç yerden biridir. Dersim’ de “deliler” evliya, derviş, abdal olarak anılır. Dersim’in, delilerine verdiği önem yaşadığı toplumsal travmaların bir sonucu mu yoksa, Kızılbaş Aleviliğinden mi kaynaklanmaktadır, bilinmez. Bilinen gerçek ise Dersim’in delileri dünyanın en şanslı olanlarıdır.<br />
<br />
Şehir merkezine gelenlerin karşılaştığı Seyuşen heykeli yabancıların hemen dikkatini çeker ve ilk sordukları “kim bu?” olur. Bir deli dendiğinde ise ilk başlarda inanmaz, hikayesini dinledikten sonra ise şaşkınlığını gizleyemez. İşte bu merakın sonucunda Dersim’de yaşayan başka Sey Uşen var mı diye sorulduğunda herkesin işaret ettiği isim ise Bava Bertal olur.<br />
Bava Bertal, Dersim’e mal olmuş isimlerdendir. Halk arasında çok sevilen Bava Bertal adeta yaşayan bir efsanedir.<br />
<br />
Bava Bertal ince, uzun boyluydu. Çok saf ve temiz biriydi. Pek pantolon giymez, hep şalvar giyerek dolaşırdı. Dili biraz kekemeydi. Konuşurken zorlanmasına rağmen, halk onu konuşturmak için uğraşırdı. Bava Bertal’in diğer bir özelliği ise halk deyimiyle “güneş yüzü görmemiş küfürler” etmesiydi. Bu güneş yüzü görmemiş küfürler ise halkı rahatsız etmez. Bava Bertal eğlencenin, düğünlerin de baş müdavimiydi. Yaptığı bayılma numaraları, kılık değiştirmeleri ile her zaman neşe kaynağıydı. Sürekli sigara içen Bava Bertal’in sigarası eksik olmaz ve hep kaliteli sigara içerdi.<br />
<br />
Dersim’in bu yaşlı ve sevimli “Budelası” ile ilgili bir çok hikaye anlatılır. Bunların ne kadarı gerçektir, ne kadarı efsanedir, bilinmese de anlatılır durur. Bu hikayelerin bir çoğu halkın özlemlerini yansıtır aslında. Halkın neye öfke duyuyorsa, ne istiyorsa, nasıl görüyorsa bunu Bava Bertal üzerinden anlattığı da su götürmez bir gerçektir. Baba Bertal bir bakarsınız işkenceci bir polis ile anlatılır, bir bakarsınız köye operasyon yapan bir asker ile.<br />
Halk arasında çok anlatılan bir Bava Bertal hikayesi şöyledir:<br />
<br />
Bava Bertal takım elbise ve kravatla geziyor, ama köye gideceği zaman mekanın ruhuna uygun şalvarı, uzun kollu bol gömleği, şal kuşağı ve yeleği tercih ediyor. On sene önce, işte böyle bir kıyafetle boşaltılmış olan Aktuluk köyüne doğru gidiyor. Farkında olmadan askeri yasak bölgeye giriyor. Kontrol noktasındaki askerler, Bava Bertal’ı görünce şaşırıyor. Dur ihtarından sonra havaya ateş açıyorlar. Bava Bertal dönüp şöyle bir bakıyor ve köye doğru yürümeye devam ediyor. “Yasak baba giremezsin” diye bağırıyorlar, dinlemiyor. Yeni tayin olan genç üsteğmen geliyor, ateş emri veriyor. Askerler 40-50 kurşun sıkıyorlar üzerine. Uzaktan Bava’nın şalvarının ve yeleğinin isabet aldığı yerlerden havalandığını görüyorlar. Bava Bertal ormana dalarak ortadan kayboluyor. Komutan, Bava’nın cesedini çıkarmak için arama emri veriyor. Fakat ne bir kan izine rastlanıyor ne de Bava’nın cesedine.<br />
<br />
Akşam şehre dönen genç subay, olup bitenleri Dersimli bürokratlara anlatıyor. Onlar, “sen ne yaptın, o Allah’ın meczup bir kuludur, yazıktır, günahtır” diyor. Sabaha kadar uyuyamıyor komutan. Ertesi gün yanına birkaç asker alıp Aktuluk köyüne gidiyor. Köyün meydanında Bava Bertal’i görüyor. Hazret, bir kapının önünde bağdaş kurmuş, ağızlığa takılı sigarasını tellendiriyor. Üsteğmen yanına gidip elini öpüyor. Baba, şalvarındaki, yeleğindeki delikleri gösteriyor: “Arılar çıktı kovanlarından, vızz vızz vızz edip buraları deldi. D… torbasını da ısırıp gitti…” diyor gülerek. Dersimliler bu olaydan sonra, Baba Bertal’in kurşun geçirmez olduğuna inanıyor.<br />
<br />
Dersim kültürünün önemli bir parçası haline dönüşmüş olan bu “deli” hikayeleri, bir yönüyle de özlemdir. 38&#8242;i yaşamış bir toplumun sıkılan kurşunlara karşı ölümsüzlük arzusunu Bava Bertal şahsında dışa vurumudur.<br />
<br />
Toplumların temel karakteristiği değil midir! Özlemlerini mitleştirip, efsaneleştirip kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa aktarması. Sey Uşen de Bava Bertal da bu anlamda Dersimlinin çekilen acılarının, yaşanan sürgünlerinin bir görünümüdür; Saf ,temiz, dervişane…<br />
<br />
Ali Baran Doğan<br />
<br />
Not: Yazıda kullanılan “deli” kavramının Dersim’deki karşılığı Budela’dır. “Budela” ise ermiş olan kişi veya keramet sahibi olduğuna inanılan kişiler için kullanılır. Kures Ocağı’na mensup olan Sey Uşen ve Bava Bertal’a “Budela” denmesinin nedeni bu kişilerin keramet sahibi olmalarından dolayıdır. (Dersimnews.com)<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Volkan Konak - Lifor]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7097</link>
			<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 01:45:49 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7097</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Albümdeki Eserler<br />
1. Ağla Beni (Su Kayadan Süzülür)<br />
2. Neredesin (Kara Gözlüm)<br />
3. Mezarımın Taşına<br />
4. Aşkın Beni Deleyledi<br />
5. Karadeniz Çiçeği<br />
6. Rüzgar<br />
7. Ayletme Beni<br />
8. Kadınım / Anası Bana Bir Oğlancık Doğurdu<br />
9. Bir Dost Bulamadım Gün Akşam Oldu<br />
10. Gemi Geliyi Gemi<br />
11. Ey Zahid Şaraba]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Albümdeki Eserler<br />
1. Ağla Beni (Su Kayadan Süzülür)<br />
2. Neredesin (Kara Gözlüm)<br />
3. Mezarımın Taşına<br />
4. Aşkın Beni Deleyledi<br />
5. Karadeniz Çiçeği<br />
6. Rüzgar<br />
7. Ayletme Beni<br />
8. Kadınım / Anası Bana Bir Oğlancık Doğurdu<br />
9. Bir Dost Bulamadım Gün Akşam Oldu<br />
10. Gemi Geliyi Gemi<br />
11. Ey Zahid Şaraba]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Katreyiz 4 Yaşında]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7096</link>
			<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 13:00:54 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7096</guid>
			<description><![CDATA[Sevgili katreyiz.com sakinleri;<br />
<br />
4. yılımız kutlu olsun. <br />
<br />
Mesaj yazarken hiç bu kadar zorlandığımı hatırlamıyorum. <br />
Beni anlıyorsunuz değil mi?<br />
<br />
 :b:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sevgili katreyiz.com sakinleri;<br />
<br />
4. yılımız kutlu olsun. <br />
<br />
Mesaj yazarken hiç bu kadar zorlandığımı hatırlamıyorum. <br />
Beni anlıyorsunuz değil mi?<br />
<br />
 :b:]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA['Sivas'ı yakanlar AKP'yi kuranlar']]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7094</link>
			<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 21:38:04 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7094</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
GİZEM EZME/BİRGÜN<br />
<br />
Alevi örgütlerinin çağrısıyla Kadıköy&#8217;de toplanan onbinler, Sivas katliamı davasının zamanaşımından düşürülmesini protesto etti, &#8220;adalet istiyoruz&#8221; diye haykırdı.<br />
<br />
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Derneği ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu'nun da aralarında olduğu örgütlerin çağrısıyla, onbinlerce kişi İstanbul Kadıköy&#8217;de bir araya geldi. Sivas katliamında yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşıyan eylemciler, &#8220;Unutmadık, unutturmayacağız&#8221; pankartı açtı, adalet talebini dile getirdi.<br />
<br />
Üç koldan toplanarak Kadıköy İskele Meydanı&#8217;na yürüyen onbinler, üzerinde &#8220;Buradayız, Aleviyiz, buyurun bizi de fişleyin&#8221;, &#8220;Roboski&#8217;den Sivas&#8217;a adalet istiyoruz&#8221;, &#8220;Maraş&#8217;tan Çorum&#8217;a, Gazi&#8217;den Sivas&#8217;a, Uludere&#8217;ye katliamı unutma&#8221; yazılı pankart ve dövizler taşıdı. Kitle, yürüyüş boyunca &#8220;Sivas&#8217;ı yakanlar AKP&#8217;yi kuranlar&#8221;, &#8220;Zaman aşımına dur de&#8221;, &#8220;Sivas&#8217;u unutma, unutturma&#8221; sloganları attı.<br />
<br />
Mitinge, aralarında ÖDP, BDP, CHP, ESP, TKP, EMEP, SODAP, HDK, Halkevleri, Kaldıraç, Devrimci Hareket&#8217;in de bulunduğu çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü de destek verdi. Tiyatro sanatçısı Orhan Aydın&#8217;ın sunduğu mitingde,  konuşmaların ardından, sanatçılar Sebahat Akkiraz, Selda Bağcan, Onur Akın, Pınar Sağ ve Gülcihan Koç sahne aldı. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
GİZEM EZME/BİRGÜN<br />
<br />
Alevi örgütlerinin çağrısıyla Kadıköy&#8217;de toplanan onbinler, Sivas katliamı davasının zamanaşımından düşürülmesini protesto etti, &#8220;adalet istiyoruz&#8221; diye haykırdı.<br />
<br />
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Derneği ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu'nun da aralarında olduğu örgütlerin çağrısıyla, onbinlerce kişi İstanbul Kadıköy&#8217;de bir araya geldi. Sivas katliamında yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşıyan eylemciler, &#8220;Unutmadık, unutturmayacağız&#8221; pankartı açtı, adalet talebini dile getirdi.<br />
<br />
Üç koldan toplanarak Kadıköy İskele Meydanı&#8217;na yürüyen onbinler, üzerinde &#8220;Buradayız, Aleviyiz, buyurun bizi de fişleyin&#8221;, &#8220;Roboski&#8217;den Sivas&#8217;a adalet istiyoruz&#8221;, &#8220;Maraş&#8217;tan Çorum&#8217;a, Gazi&#8217;den Sivas&#8217;a, Uludere&#8217;ye katliamı unutma&#8221; yazılı pankart ve dövizler taşıdı. Kitle, yürüyüş boyunca &#8220;Sivas&#8217;ı yakanlar AKP&#8217;yi kuranlar&#8221;, &#8220;Zaman aşımına dur de&#8221;, &#8220;Sivas&#8217;u unutma, unutturma&#8221; sloganları attı.<br />
<br />
Mitinge, aralarında ÖDP, BDP, CHP, ESP, TKP, EMEP, SODAP, HDK, Halkevleri, Kaldıraç, Devrimci Hareket&#8217;in de bulunduğu çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü de destek verdi. Tiyatro sanatçısı Orhan Aydın&#8217;ın sunduğu mitingde,  konuşmaların ardından, sanatçılar Sebahat Akkiraz, Selda Bağcan, Onur Akın, Pınar Sağ ve Gülcihan Koç sahne aldı. ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Biz Bitti Demeden Bu Dava Burda Bitmeyecek...]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7093</link>
			<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 21:45:51 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7093</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
ADALET İÇİN&#8230;<br />
<br />
Aleviler... Kızılbaşlar&#8230; Bektaşiler&#8230; Tahtacılar&#8230; Çepniler... Sünniler, Gayri Müslimler, Ateistler,<br />
<br />
Sizler<br />
<br />
Vicdan sahibi Türkiye&#8230;<br />
<br />
Cumhuriyetin eşit haklarından mahrum bırakılmış vatandaşları&#8230; Cumhuriyetin kimsesizleri&#8230; Ötelenmiş, ötekileştirilmiş, dışlanmış, yok sayılmış halleriyle, şiddete ve katliamlara inat &#8220;hak&#8221; diyenler&#8230;<br />
<br />
Sivas, Maraş, Çorum, Dersim, Malatya ve nice adreslerde yaşanmış &#8220;acı hikayelerin susan sahipleri olmayacağız&#8221; diyenler&#8230; Katliamlarla yüzleşelim diye, &#8220;İnsanlık katliamında zaman aşımı olmaz&#8221; diyerek &#8220;şimdi adalet zamanı&#8221; için haykıranlar...<br />
<br />
Kişisel özgürlükler, sosyal dayanışma ve paylaşımcılık, insanların eşitliği, kadın-erkek eşitliği gibi  hümanist değerleri benimseyenler.....<br />
<br />
Gelin canlar 31 MART&#8217;ta Kadiköy meydanında bir olalım.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
ADALET İÇİN&#8230;<br />
<br />
Aleviler... Kızılbaşlar&#8230; Bektaşiler&#8230; Tahtacılar&#8230; Çepniler... Sünniler, Gayri Müslimler, Ateistler,<br />
<br />
Sizler<br />
<br />
Vicdan sahibi Türkiye&#8230;<br />
<br />
Cumhuriyetin eşit haklarından mahrum bırakılmış vatandaşları&#8230; Cumhuriyetin kimsesizleri&#8230; Ötelenmiş, ötekileştirilmiş, dışlanmış, yok sayılmış halleriyle, şiddete ve katliamlara inat &#8220;hak&#8221; diyenler&#8230;<br />
<br />
Sivas, Maraş, Çorum, Dersim, Malatya ve nice adreslerde yaşanmış &#8220;acı hikayelerin susan sahipleri olmayacağız&#8221; diyenler&#8230; Katliamlarla yüzleşelim diye, &#8220;İnsanlık katliamında zaman aşımı olmaz&#8221; diyerek &#8220;şimdi adalet zamanı&#8221; için haykıranlar...<br />
<br />
Kişisel özgürlükler, sosyal dayanışma ve paylaşımcılık, insanların eşitliği, kadın-erkek eşitliği gibi  hümanist değerleri benimseyenler.....<br />
<br />
Gelin canlar 31 MART&#8217;ta Kadiköy meydanında bir olalım.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[AKP&#8217;nin yasasına karşı dört dörtlük direniş!]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7092</link>
			<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 21:39:20 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7092</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
BURCU CANSU-ESRA KOÇAK/ANKARA<br />
<br />
4+4+4 kademeli eğitim yasasına karşı eğitim emekçilerinin direnişi ikinci günde de devam etti. Polis Ankara&#8217;da geceyi sokakta geçiren ve gün boyunca eylemlerini sürdüren eğitim emekçilerine bugün de saldırdı. İstanbul ve İzmir&#8217;de de protesto gösterileri düzenlendi. Polisin terör estirdiği Ankara'da KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul'un iki dişi kırıldı. Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız belinden ve dizinden yaralandı. Birçok sendikacı çeşitli yerlerinden yaralandı. Sendikacılar "dağılıyoruz" demesine karşın, polis biber gazı, tazyikli su ve copla bir kez daha saldırdı çok sayıda gösterici yaralandı<br />
<br />
AKP&#8217;nin alelacele meclis genel kuruluna getirdiği 4+4+4 kademeli eğitim yasa tasarısı bugün de başta Ankara olmak üzere yurdun dört bir tarafında protesto edildi. KESK&#8217;in iki günlük grevine destek amacıyla Ankara&#8217;ya gelen eğitim emekçileri geceyi sokakta geçirdi. Polisin müdahale tehdidine rağmen direnişlerine devam eden KESK'lilerle polis arasında zaman zaman arbede yaşandı.<br />
<br />
KESK üyelerinin 4688 Sayılı yasaya ve 4+4+4&#8217;e karşı aldığı eylem kararına başkentte Kızılay ve çevresine çıkan tüm cadde ve sokaklar polis tarafından gün boyunca kuşatıldı. 4+4+4&#8217;ün Meclis&#8217;te görüşüleceği saatte Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen KESK üyelerine polis izin vermedi. Polis sürekli anons yaparak Meclis önüne yürümelerine izin vermeyeceklerini ve yürüyüşe geçildiği taktirde müdahale edeceğini belirtti.<br />
<br />
KESK Yönetim Kurulu&#8217;nun yanı sıra CHP ve BDP&#8217;li vekiller polisle sık sık görüşerek Meclis&#8217;e yürümelerinin yasal bir hak olduğunu söyledi.<br />
<br />
SOĞUĞA RAĞMEN GREV NÖBETİ<br />
Grevin ilk günü Ankara&#8217;ya gelmeye çalışan KESK üyelerine polis zor kullanmış ve gözaltılar olmuştu. Hava soğukluğuna rağmen geceyi sokakta geçiren kitle sabaha kadar ateşler yakarak halaylar çekti.<br />
<br />
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ve beraberindeki milletvekilleri KESK'lileri eylem alanında ziyaret etti. Eylem alanından ayrılmayan ÖDP, CHP, EMEP, SDP, ESP ve Halkevleri kamu çalışanlarına destek oldu.<br />
<br />
Sendika tarafından dağıtılan battaniyelerini alan kamu emekçilerinden bazıları yolu trafiğe kapattıkları alanda yaktıkları ateşlerin yanında birkaç saat uyuyarak sabaha hazırlıklı olmaya çalıştılar.  Polis yaptığı anons ile kamu emekçilerine "bir saat içinde dağılın aksi takdirde müdahale edeceğiz" dedi.<br />
<br />
EYLEME DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ DESTEK VERDİ<br />
KESK ve KESK&#8217;e bağlı sendikalar dışında TMMOB, ÖDP ve Gençlik Muhalefeti, Halkevleri ve birçok demokratik kitle örgütü de alanda yer aldı. Tandoğan'dan yürüyüşe geçerek GMK&#8217;da bekleyen kamu emekçileri ile birleşmek için yürüye geçen gruba polis müdahale etmişti. Direnişte ısrarcı olan grup akşam saatlerinde GMK&#8217;da bekleyen kamu emekçileri ile bir araya geldi.<br />
<br />
Meclis önüne yürümekte kararlı olduklarını söyleyen KESK, polisin uyarıları üzerine Lami Özgen açıklama yaptı. Özgen polise dönerek yaptığı konuşmada; "AKP, eylemimizin meşruluğu ve kararlılığı karşısında paniğe kapıldı ve burayı provake etmeye çalışıyor. KESK'in eylem çağrısı açıktır; biz 2 gün dedik ve eylemimiz bugün bizim istediğimiz saatte bitecek. Bitişe polis karar veremez" dedi.<br />
<br />
Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, alanda yaptığı açıklama ile "bu yasa geri çekilecek başka yolu yok. Bizim derdimiz açık bu yasanın meclisten geri çekilmelidir. Günlerdir direnen kamu emekçisinin sesini TBMM duymuyorsa biz de TBMM önüne gidip sözümüzü bir kez de orada söyleriz." diyerek birazdan GMK Bulvarından TBMM önüne yürüyeceklerini açıkladı. Yıldız ayrıca oluşabilecek her türlü provokasyondan hükümetin sorumlu olacağını da açıkladı. Polisin yürüyüşe izin vermeyen tutumunu eleştiren CHP Milletvekili Levent Gök barikat önünde basına yaptığı açıklamada "bu zorbalıktan başka bir şey değildir. Demokratik haklarını kullanmak isteyen sendikaların önüne panzerleri çıkaran bu zorba iktidarı birlikte yıkacağız" dedi. CHP milletvekilleri de yürüyüşe hazırlanan korteje geçtiler.<br />
 <br />
TBMM'ye yürümek isteyen kamu emekçilerine polis, gaz ve su sıkarak müdahale etti. Yürüyüşe izin verilmeyerek biber gazı ve su ile emekçilere saldırılması nedeniyle Kızılay civarındaki tüm sokak ve caddeler direniş alanına döndü.<br />
<br />
"AKP SIKIYÖNETİM DEĞİL, SAVAŞ İLAN ETMİŞ"<br />
KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul saldırı sonrasında yaptığı açıklamada, ""Biz iki gün önce AKP'nin sıkıyönetim ilan ettiğini söylemiştik ama yanılmışız. AKP, savaş ilan etmiş. Biz bu ülkede sorgulayani direnen nesillerin yetişmesini istedik ve istemeye devam edeceğiz. Ülkenin dört bir yanında her yer Ankara her yer direniş demek için şimdi İllerimize dönüyoruz" dedi.<br />
<br />
Ancak polis dağılan kitleye tekrar saldırdı.<br />
<br />
Saldırıda yaralanan ve beyin kanaması geçiren Eğitim Sen Aydın Şubesi üyesi bir öğretmenin ameliyata alındığı bildirildi.<br />
<br />
İSTANBUL: AKP yasanı al başına çal!<br />
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu(KESK) AKP'nin 4+4+4 düzenlemesine karşı protesto etmek için Şişli Cevahir Alışveriş Merkezi önünden AKP ilçe binasına yürüdü. Kamu emekçileri "Siz bizi yandaş sendika mı sandınız? Yandaş sendikalarınızla birlikte kamu emekçilerini esir alamayacaksınız" diyerek AKP'ye seslendi. Ankara'daki KESK üyeleriyle eş zamanlı olarak yürümek isteyen kamu emekçileri, bir süre onları bekledikten sonra yürüyüşe geçti.  Trafiği aksattıkları bahanesiyle yürüyüşü durduran çevik kuvvet bir süre sonra yolu açtı.<br />
<br />
&#8220;AKP elini okulumdan çek&#8221;, &#8220;Gerici, ırkçı eğitime son&#8221;,  &#8220;Çocuk gelinler istemiyoruz&#8221;, &#8220;AKP yasanı al başına çal&#8221;, &#8220;Savaşa değil eğitime bütçe&#8221;,  &#8220;Her yer Ankara, her yer direniş&#8221;, &#8220;Direne direne kazanacağız&#8221;, &#8220;Yaşasın örgütlü mücadelemiz&#8221; ve &#8220;Faşizme karşı omuz omuza&#8221; sloganlarının atıldığı yürüyüşte, açıklamayı kamu emekçileri adına Eğitim Sen 4 No&#8217;lu Şube Başkanı Arzu Erdoğan okudu. Erdoğan, AKP&#8217;nin 4+4+4 olarak bilinen düzenlemeye karşı tepkilerini demokratik ve meşru bir biçimde ifade etmek isteyen emekçileri, yasakçı ve tehditkâr bir tutumla hukuk dışı şekilde engellediğini hatırlattı.<br />
<br />
&#8220;AKP&#8217;NİN TELAŞI HAKLI MÜCADELEMİZDEN&#8221;<br />
Keyfi kararlarla temel hak ve özgürlüklerinin engellenmesinin, kent meydanlarının ablukaya alınmasının, AKP&#8217;nin yönetim zihniyetini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Erdoğan, &#8220;AKP&#8217;nin telaşı ve korkusunun nedeni, haklı mücadelemizin gücünden gelmektedir&#8221; dedi.  Erdoğan, emek ve halk düşmanı yasa tasarılarıyla, baskı ve şiddetle tüm toplumu tahakkümü altına almak isteyen AKP&#8217;nin baskı ve gözaltı düzenine karşı, onurlu ve kararlı duruşlarından bir an olsun vazgeçmeyeceklerini de sözlerine ekledi. BURÇİN GÖNÜL/BİRGÜN<br />
<br />
<br />
KİM NE DEDİ?<br />
<br />
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu(DİSK) Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Küçükosmanoğlu: "Geçtiğimiz günlerde Newroz'u kutlamak isteyen vatandaşlarımıza saldıranlar, bugün aynı baskı ve engellemeleri kamu emekçilerine yöneltmiş durumda. Yapılan saldırılar ortaktır. Bu yüzden ortak mücadele yürüteceğiz. AKP'nin hesaplarını alt üst edecek kamu emekçileri var. Mücadelemiz devam edecek."<br />
<br />
Türk Tabipler Birliği(TTB) İstanbul Yöneticisi Hüseyin Demir: "AKP'nin ustalık dönemi uygulamalarına tanıklık ediyoruz. Ustalık döneminden anlaşılan şudur: Yargı artık toplumsal muhalefeti susturmak için kullanılıyor. İktidar diyor ki: 'Ben çalışma hayatını 1700'lü, 1800'lü yıllara döndürüyorum."<br />
<br />
<br />
İZMİR: &#8220;Ne olursa olsun bu yasayı çıkartmayacağız&#8221;<br />
Mecliste görüşülmeye devam eden kesintili eğitim ve sahte sendika yasasına karşı greve çıkan ve ilk gün İzmir polisinin tazyikli su, biber gazına karşı mücadele eden Eğitim-Sen emekçileri ve KESK&#8217;e bağlı sendikaların üyeleri, grevi halaylar ile kutladılar.<br />
<br />
 İzmir Eski Sümerbank önünde toplanan eğitim emekçileri, onlara destek veren siyasi partiler, DİSK, TMOOB üyeleri, buradan İzmir Büyükşehir Belediyesi önüne yürüdüler.<br />
<br />
&#8220;Gerici faşist halk düşmanı AKP&#8221;, &#8220;Faşizme karşı omuz omuza&#8221;, &#8220;Çocuk gelinler istemiyoruz&#8221;, &#8220;Parasız, bilimsel, laik eğitim&#8221; sloganları atan kitle, yapılan basın açıklamasının ardından halaylar çekti. Ankara&#8217;ya gitmelerine izin verilmeyen Tire, Torbalı ve Balıkesir Ayvalık Eğitim Sen Şubelerinin de katıldığı eylem, Ankara&#8217;daki kitleye müdahale olacak mı olmayacak mı? bekleyişi içinde geçti.<br />
<br />
Bir gün önceki eylemde biber gazı ve tazyikli sudan dolayı rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan eğitim emekçilerinin tekrar grev alanına geldiği görülürken, Eğitim-Sen 1 Nolu Eski Şube Başkanı Ali Rıza Özer, tazyikli su, kalkan ve demirlerden aldığı darbelerle ağır şekilde yaralandığı öğrenildi. Burun ön kemiği kırılan ve dört dikiş atılan, sol kulak zarı delinen ve alt dudağı patlayan Özer&#8217;e on günlük iş göremez raporu verildiği, aynı şubenin şimdiki yönetiminden Kamil Doğan&#8217;ın, üyelerden Yusuf Altın ile Durali Ayhan&#8217;ın da aldığı gazdan zehirlenerek hastanelerde tedavi altına alındığı bilgisine ulaşıldı.<br />
<br />
 CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu&#8217;nun da katılarak destek verdiği kesintili eğitim sistemine karşı greve çıkan öğretmenler eyleme çocuklarını da getirmişlerdi. Öğretmenler, &#8216;Çocuklarımızın geleceği için buradayız ve bu yasaya sonuna kadar karşı çıkacağız&#8221; dediler.<br />
<br />
Polisin yoğun güvenlik önlemleri aldığı ve kentin merkezini adeta ablukaya alarak sokaktan geçen vatandaşları dahi TOMA&#8217;larla rahatsız ettiği gözlenirken, çok sayıda sivil polisin de eylemcilerin arasında yer alması dikkat çekti. GÜLSEN CANDEMİR/BİRGÜN<br />
<br />
DİSK: DÖRT DÖRTLÜK AKP FAŞİZMİ<br />
DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu, demokratik toplantı ve gösteri yürüyüşleri haklarını kullanmak isteyen kamu emekçilerinin zor kullanılarak engellenmesine ilişkin yaptığı açıklamada "DÖRT DÖRTLÜK AKP FAŞİZMİ: TARTIŞTIRMIYOR, KONUŞTURMUYOR, ZORBALIKLA ENGELLİYOR" dedi. Serdaroğlu AKP hükümetinin devletin olanaklarını kullanarak toplumsal muhalefeti sindirmeye ve gelişme potansiyelini bastırılmaya çalışıldığını belirterek, hukuk ve adaletin tanınmadığını ifade etti. KESK&#8217;in Ankara&#8217;da yapmayı düşündüğü demokratik eylemin önceki günden beri Ankara Valiliği ve İçişleri Bakanlığı talimatlarıyla engellendiğini; İzmir ve Ankara'da ise polisin fütursuzca şiddet kullanıldığının hatırlatıldığı açıklamada şöyle denildi:<br />
Herhangi bir toplumsal sorun konusunda toplumun değişik kesimleri görüşlerini kamuoyuna duyurmak için anayasal bir hak olarak da gösteri veya yürüyüş düzenleme hakkına sahiptir. Ve bu hak Anayasa&#8217;da ve yasalarda yer aldığı için de engelenemezdir. Yaşanılan bu olaylar bir kez daha göstermiştir ki, siyasi iktidar kolluk kuvvetleri aracılığıyla, muhalefeti işlevsizleştirmek için hukuk dışılığı bir araç olarak kullanmaktan çekinmeyip, ihtiyaç duydukları yer ve zamanda bütün kontr-politika yöntemlerini hayata geçirmektedir.Bir kez daha söylüyoruz: 12 Eylül ruhunu sokaklarda yaşatmaya çalışan AKP Hükümeti emekçilere ve demokratik muhalefete karşı zorbalık, baskı ve yıldırma politikalarından vazgeçmelidir."<br />
<br />
EMEP: AKP EĞİTİMDE DARBE YAPTI<br />
EMEP genel başkan yardımcısı  FEVZİ AYBER'in yaptığı yazılı açıklamada ise AKP iktidarın eğitimde darbe niteliğinde bir karar aldığı ve bu kararın yandaş medya tarafından cilalanrak halka sunulduğu ifade edildi. Günlerdir süren tartışmalarda dinin istismar edildiğinin ifade edildiği açıklamada "Din ağırlıklı bir eğitimde niyetlerinde vardır ve sermayenin ihtiyaçlarına karşı gelmeden, boyun eğen, sorgulamayan, kabul eden ve şükreden bir nesil amaçlanmaktadır. 28 Şubat darbesi bahanesi üzerinden,  asıl olarak , AKP  Meclis çoğunluğunca darbe yapılıyor" denildi.<br />
Eğitim Sen ve KESK'e uygulanan baskının kabul edilemez olduğunu ifade eden Ayber, iki gündür OHAL görüntülerinin ortaya çıktığını ve bu görüntüleri kınadıklarını belirtti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
BURCU CANSU-ESRA KOÇAK/ANKARA<br />
<br />
4+4+4 kademeli eğitim yasasına karşı eğitim emekçilerinin direnişi ikinci günde de devam etti. Polis Ankara&#8217;da geceyi sokakta geçiren ve gün boyunca eylemlerini sürdüren eğitim emekçilerine bugün de saldırdı. İstanbul ve İzmir&#8217;de de protesto gösterileri düzenlendi. Polisin terör estirdiği Ankara'da KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul'un iki dişi kırıldı. Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız belinden ve dizinden yaralandı. Birçok sendikacı çeşitli yerlerinden yaralandı. Sendikacılar "dağılıyoruz" demesine karşın, polis biber gazı, tazyikli su ve copla bir kez daha saldırdı çok sayıda gösterici yaralandı<br />
<br />
AKP&#8217;nin alelacele meclis genel kuruluna getirdiği 4+4+4 kademeli eğitim yasa tasarısı bugün de başta Ankara olmak üzere yurdun dört bir tarafında protesto edildi. KESK&#8217;in iki günlük grevine destek amacıyla Ankara&#8217;ya gelen eğitim emekçileri geceyi sokakta geçirdi. Polisin müdahale tehdidine rağmen direnişlerine devam eden KESK'lilerle polis arasında zaman zaman arbede yaşandı.<br />
<br />
KESK üyelerinin 4688 Sayılı yasaya ve 4+4+4&#8217;e karşı aldığı eylem kararına başkentte Kızılay ve çevresine çıkan tüm cadde ve sokaklar polis tarafından gün boyunca kuşatıldı. 4+4+4&#8217;ün Meclis&#8217;te görüşüleceği saatte Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen KESK üyelerine polis izin vermedi. Polis sürekli anons yaparak Meclis önüne yürümelerine izin vermeyeceklerini ve yürüyüşe geçildiği taktirde müdahale edeceğini belirtti.<br />
<br />
KESK Yönetim Kurulu&#8217;nun yanı sıra CHP ve BDP&#8217;li vekiller polisle sık sık görüşerek Meclis&#8217;e yürümelerinin yasal bir hak olduğunu söyledi.<br />
<br />
SOĞUĞA RAĞMEN GREV NÖBETİ<br />
Grevin ilk günü Ankara&#8217;ya gelmeye çalışan KESK üyelerine polis zor kullanmış ve gözaltılar olmuştu. Hava soğukluğuna rağmen geceyi sokakta geçiren kitle sabaha kadar ateşler yakarak halaylar çekti.<br />
<br />
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ve beraberindeki milletvekilleri KESK'lileri eylem alanında ziyaret etti. Eylem alanından ayrılmayan ÖDP, CHP, EMEP, SDP, ESP ve Halkevleri kamu çalışanlarına destek oldu.<br />
<br />
Sendika tarafından dağıtılan battaniyelerini alan kamu emekçilerinden bazıları yolu trafiğe kapattıkları alanda yaktıkları ateşlerin yanında birkaç saat uyuyarak sabaha hazırlıklı olmaya çalıştılar.  Polis yaptığı anons ile kamu emekçilerine "bir saat içinde dağılın aksi takdirde müdahale edeceğiz" dedi.<br />
<br />
EYLEME DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ DESTEK VERDİ<br />
KESK ve KESK&#8217;e bağlı sendikalar dışında TMMOB, ÖDP ve Gençlik Muhalefeti, Halkevleri ve birçok demokratik kitle örgütü de alanda yer aldı. Tandoğan'dan yürüyüşe geçerek GMK&#8217;da bekleyen kamu emekçileri ile birleşmek için yürüye geçen gruba polis müdahale etmişti. Direnişte ısrarcı olan grup akşam saatlerinde GMK&#8217;da bekleyen kamu emekçileri ile bir araya geldi.<br />
<br />
Meclis önüne yürümekte kararlı olduklarını söyleyen KESK, polisin uyarıları üzerine Lami Özgen açıklama yaptı. Özgen polise dönerek yaptığı konuşmada; "AKP, eylemimizin meşruluğu ve kararlılığı karşısında paniğe kapıldı ve burayı provake etmeye çalışıyor. KESK'in eylem çağrısı açıktır; biz 2 gün dedik ve eylemimiz bugün bizim istediğimiz saatte bitecek. Bitişe polis karar veremez" dedi.<br />
<br />
Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, alanda yaptığı açıklama ile "bu yasa geri çekilecek başka yolu yok. Bizim derdimiz açık bu yasanın meclisten geri çekilmelidir. Günlerdir direnen kamu emekçisinin sesini TBMM duymuyorsa biz de TBMM önüne gidip sözümüzü bir kez de orada söyleriz." diyerek birazdan GMK Bulvarından TBMM önüne yürüyeceklerini açıkladı. Yıldız ayrıca oluşabilecek her türlü provokasyondan hükümetin sorumlu olacağını da açıkladı. Polisin yürüyüşe izin vermeyen tutumunu eleştiren CHP Milletvekili Levent Gök barikat önünde basına yaptığı açıklamada "bu zorbalıktan başka bir şey değildir. Demokratik haklarını kullanmak isteyen sendikaların önüne panzerleri çıkaran bu zorba iktidarı birlikte yıkacağız" dedi. CHP milletvekilleri de yürüyüşe hazırlanan korteje geçtiler.<br />
 <br />
TBMM'ye yürümek isteyen kamu emekçilerine polis, gaz ve su sıkarak müdahale etti. Yürüyüşe izin verilmeyerek biber gazı ve su ile emekçilere saldırılması nedeniyle Kızılay civarındaki tüm sokak ve caddeler direniş alanına döndü.<br />
<br />
"AKP SIKIYÖNETİM DEĞİL, SAVAŞ İLAN ETMİŞ"<br />
KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul saldırı sonrasında yaptığı açıklamada, ""Biz iki gün önce AKP'nin sıkıyönetim ilan ettiğini söylemiştik ama yanılmışız. AKP, savaş ilan etmiş. Biz bu ülkede sorgulayani direnen nesillerin yetişmesini istedik ve istemeye devam edeceğiz. Ülkenin dört bir yanında her yer Ankara her yer direniş demek için şimdi İllerimize dönüyoruz" dedi.<br />
<br />
Ancak polis dağılan kitleye tekrar saldırdı.<br />
<br />
Saldırıda yaralanan ve beyin kanaması geçiren Eğitim Sen Aydın Şubesi üyesi bir öğretmenin ameliyata alındığı bildirildi.<br />
<br />
İSTANBUL: AKP yasanı al başına çal!<br />
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu(KESK) AKP'nin 4+4+4 düzenlemesine karşı protesto etmek için Şişli Cevahir Alışveriş Merkezi önünden AKP ilçe binasına yürüdü. Kamu emekçileri "Siz bizi yandaş sendika mı sandınız? Yandaş sendikalarınızla birlikte kamu emekçilerini esir alamayacaksınız" diyerek AKP'ye seslendi. Ankara'daki KESK üyeleriyle eş zamanlı olarak yürümek isteyen kamu emekçileri, bir süre onları bekledikten sonra yürüyüşe geçti.  Trafiği aksattıkları bahanesiyle yürüyüşü durduran çevik kuvvet bir süre sonra yolu açtı.<br />
<br />
&#8220;AKP elini okulumdan çek&#8221;, &#8220;Gerici, ırkçı eğitime son&#8221;,  &#8220;Çocuk gelinler istemiyoruz&#8221;, &#8220;AKP yasanı al başına çal&#8221;, &#8220;Savaşa değil eğitime bütçe&#8221;,  &#8220;Her yer Ankara, her yer direniş&#8221;, &#8220;Direne direne kazanacağız&#8221;, &#8220;Yaşasın örgütlü mücadelemiz&#8221; ve &#8220;Faşizme karşı omuz omuza&#8221; sloganlarının atıldığı yürüyüşte, açıklamayı kamu emekçileri adına Eğitim Sen 4 No&#8217;lu Şube Başkanı Arzu Erdoğan okudu. Erdoğan, AKP&#8217;nin 4+4+4 olarak bilinen düzenlemeye karşı tepkilerini demokratik ve meşru bir biçimde ifade etmek isteyen emekçileri, yasakçı ve tehditkâr bir tutumla hukuk dışı şekilde engellediğini hatırlattı.<br />
<br />
&#8220;AKP&#8217;NİN TELAŞI HAKLI MÜCADELEMİZDEN&#8221;<br />
Keyfi kararlarla temel hak ve özgürlüklerinin engellenmesinin, kent meydanlarının ablukaya alınmasının, AKP&#8217;nin yönetim zihniyetini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Erdoğan, &#8220;AKP&#8217;nin telaşı ve korkusunun nedeni, haklı mücadelemizin gücünden gelmektedir&#8221; dedi.  Erdoğan, emek ve halk düşmanı yasa tasarılarıyla, baskı ve şiddetle tüm toplumu tahakkümü altına almak isteyen AKP&#8217;nin baskı ve gözaltı düzenine karşı, onurlu ve kararlı duruşlarından bir an olsun vazgeçmeyeceklerini de sözlerine ekledi. BURÇİN GÖNÜL/BİRGÜN<br />
<br />
<br />
KİM NE DEDİ?<br />
<br />
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu(DİSK) Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Küçükosmanoğlu: "Geçtiğimiz günlerde Newroz'u kutlamak isteyen vatandaşlarımıza saldıranlar, bugün aynı baskı ve engellemeleri kamu emekçilerine yöneltmiş durumda. Yapılan saldırılar ortaktır. Bu yüzden ortak mücadele yürüteceğiz. AKP'nin hesaplarını alt üst edecek kamu emekçileri var. Mücadelemiz devam edecek."<br />
<br />
Türk Tabipler Birliği(TTB) İstanbul Yöneticisi Hüseyin Demir: "AKP'nin ustalık dönemi uygulamalarına tanıklık ediyoruz. Ustalık döneminden anlaşılan şudur: Yargı artık toplumsal muhalefeti susturmak için kullanılıyor. İktidar diyor ki: 'Ben çalışma hayatını 1700'lü, 1800'lü yıllara döndürüyorum."<br />
<br />
<br />
İZMİR: &#8220;Ne olursa olsun bu yasayı çıkartmayacağız&#8221;<br />
Mecliste görüşülmeye devam eden kesintili eğitim ve sahte sendika yasasına karşı greve çıkan ve ilk gün İzmir polisinin tazyikli su, biber gazına karşı mücadele eden Eğitim-Sen emekçileri ve KESK&#8217;e bağlı sendikaların üyeleri, grevi halaylar ile kutladılar.<br />
<br />
 İzmir Eski Sümerbank önünde toplanan eğitim emekçileri, onlara destek veren siyasi partiler, DİSK, TMOOB üyeleri, buradan İzmir Büyükşehir Belediyesi önüne yürüdüler.<br />
<br />
&#8220;Gerici faşist halk düşmanı AKP&#8221;, &#8220;Faşizme karşı omuz omuza&#8221;, &#8220;Çocuk gelinler istemiyoruz&#8221;, &#8220;Parasız, bilimsel, laik eğitim&#8221; sloganları atan kitle, yapılan basın açıklamasının ardından halaylar çekti. Ankara&#8217;ya gitmelerine izin verilmeyen Tire, Torbalı ve Balıkesir Ayvalık Eğitim Sen Şubelerinin de katıldığı eylem, Ankara&#8217;daki kitleye müdahale olacak mı olmayacak mı? bekleyişi içinde geçti.<br />
<br />
Bir gün önceki eylemde biber gazı ve tazyikli sudan dolayı rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan eğitim emekçilerinin tekrar grev alanına geldiği görülürken, Eğitim-Sen 1 Nolu Eski Şube Başkanı Ali Rıza Özer, tazyikli su, kalkan ve demirlerden aldığı darbelerle ağır şekilde yaralandığı öğrenildi. Burun ön kemiği kırılan ve dört dikiş atılan, sol kulak zarı delinen ve alt dudağı patlayan Özer&#8217;e on günlük iş göremez raporu verildiği, aynı şubenin şimdiki yönetiminden Kamil Doğan&#8217;ın, üyelerden Yusuf Altın ile Durali Ayhan&#8217;ın da aldığı gazdan zehirlenerek hastanelerde tedavi altına alındığı bilgisine ulaşıldı.<br />
<br />
 CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu&#8217;nun da katılarak destek verdiği kesintili eğitim sistemine karşı greve çıkan öğretmenler eyleme çocuklarını da getirmişlerdi. Öğretmenler, &#8216;Çocuklarımızın geleceği için buradayız ve bu yasaya sonuna kadar karşı çıkacağız&#8221; dediler.<br />
<br />
Polisin yoğun güvenlik önlemleri aldığı ve kentin merkezini adeta ablukaya alarak sokaktan geçen vatandaşları dahi TOMA&#8217;larla rahatsız ettiği gözlenirken, çok sayıda sivil polisin de eylemcilerin arasında yer alması dikkat çekti. GÜLSEN CANDEMİR/BİRGÜN<br />
<br />
DİSK: DÖRT DÖRTLÜK AKP FAŞİZMİ<br />
DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu, demokratik toplantı ve gösteri yürüyüşleri haklarını kullanmak isteyen kamu emekçilerinin zor kullanılarak engellenmesine ilişkin yaptığı açıklamada "DÖRT DÖRTLÜK AKP FAŞİZMİ: TARTIŞTIRMIYOR, KONUŞTURMUYOR, ZORBALIKLA ENGELLİYOR" dedi. Serdaroğlu AKP hükümetinin devletin olanaklarını kullanarak toplumsal muhalefeti sindirmeye ve gelişme potansiyelini bastırılmaya çalışıldığını belirterek, hukuk ve adaletin tanınmadığını ifade etti. KESK&#8217;in Ankara&#8217;da yapmayı düşündüğü demokratik eylemin önceki günden beri Ankara Valiliği ve İçişleri Bakanlığı talimatlarıyla engellendiğini; İzmir ve Ankara'da ise polisin fütursuzca şiddet kullanıldığının hatırlatıldığı açıklamada şöyle denildi:<br />
Herhangi bir toplumsal sorun konusunda toplumun değişik kesimleri görüşlerini kamuoyuna duyurmak için anayasal bir hak olarak da gösteri veya yürüyüş düzenleme hakkına sahiptir. Ve bu hak Anayasa&#8217;da ve yasalarda yer aldığı için de engelenemezdir. Yaşanılan bu olaylar bir kez daha göstermiştir ki, siyasi iktidar kolluk kuvvetleri aracılığıyla, muhalefeti işlevsizleştirmek için hukuk dışılığı bir araç olarak kullanmaktan çekinmeyip, ihtiyaç duydukları yer ve zamanda bütün kontr-politika yöntemlerini hayata geçirmektedir.Bir kez daha söylüyoruz: 12 Eylül ruhunu sokaklarda yaşatmaya çalışan AKP Hükümeti emekçilere ve demokratik muhalefete karşı zorbalık, baskı ve yıldırma politikalarından vazgeçmelidir."<br />
<br />
EMEP: AKP EĞİTİMDE DARBE YAPTI<br />
EMEP genel başkan yardımcısı  FEVZİ AYBER'in yaptığı yazılı açıklamada ise AKP iktidarın eğitimde darbe niteliğinde bir karar aldığı ve bu kararın yandaş medya tarafından cilalanrak halka sunulduğu ifade edildi. Günlerdir süren tartışmalarda dinin istismar edildiğinin ifade edildiği açıklamada "Din ağırlıklı bir eğitimde niyetlerinde vardır ve sermayenin ihtiyaçlarına karşı gelmeden, boyun eğen, sorgulamayan, kabul eden ve şükreden bir nesil amaçlanmaktadır. 28 Şubat darbesi bahanesi üzerinden,  asıl olarak , AKP  Meclis çoğunluğunca darbe yapılıyor" denildi.<br />
Eğitim Sen ve KESK'e uygulanan baskının kabul edilemez olduğunu ifade eden Ayber, iki gündür OHAL görüntülerinin ortaya çıktığını ve bu görüntüleri kınadıklarını belirtti.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Halk Akkuyu'da ÇED toplantısını iptal ettirdi]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7091</link>
			<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 21:33:25 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7091</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
Akkuyu'da yapılması planlanan nükleer santral ile ilgili yapılacak Çevresel Etki Değerlendirme toplantı halkın müdahalesi ile iptal edildi.<br />
<br />
Bilindiği üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın projede bir gecikme olmaması için yayınladığı genelge ile sürecin hızlandırılması istenmiş ve bu genelge başta Mersin Nükleer Karşıtı Platformu olmak izere kamuoyunun tepkisini çekmişti.<br />
<br />
AKP Hükümeti Danıştay kararına rağmen 2011 Nisan'ında yaptığı düzenleme ile Akkuyu Nükleer Santrali'ne ÇED muafiyeti getirmişti. Buna göre ÇED toplantısı aşaması yapılmaksızın süreç işleyebilecekti. Ancak Mersin Nükleer Karşıtı Platformu'nun girişimleri sonucunda yüklenici firma Akkuyu NGS Elektrik Üretim AŞ. "ÇED Sürecine Halkın Katılımı Toplantısı" yapmak durumunda kaldı.<br />
<br />
Toplantıya katılımın KESK eyleminde olduğu gibi engellenmemesi için dün akşamdan Büyükeceli Beldesi'ne giden Mersin NKP üyeleri, sabah gelen kafile ile birlikte toplantının yapılacağı salona gitti. Akkuyu'daki ÇED toplantısına İstanbul ve Ankara'dan 1 otobüs ile gelen TMMOB üyeleri de katıldı. Jandarma tarafından engellenmek istenen kitle ısrarcı olarak salona girdi.<br />
<br />
Salonda yapılan konuşmalar sırasında tartışma yaşanması ile toplantının yapılması engellendi. Toplantıda itirazlarını ileten TKP üyeleri ise polis tarafından gözaltına alınmakla tehdit edildi.<br />
<br />
Zaman zaman gerginleşen toplantısa yaşanan arbede sırasında göz altına alınan 3 SDP üyesi, NKP üyelerinin ısrarı sonucu serbest bırakılırken, Akkuyu NGS Elektrik Üretim A.Ş. yetkililerinin toplantıyı Jandarma Karakolu'nda hazırlanan bir tutanak ile "yapıldı" şeklinde kaydettirme girişimi de engellenerek "halkın yoğun protestosu nedeniyle toplantı yapılamadı" ifadesi ile tutanak tutuldu.<br />
<br />
(soL)<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
Akkuyu'da yapılması planlanan nükleer santral ile ilgili yapılacak Çevresel Etki Değerlendirme toplantı halkın müdahalesi ile iptal edildi.<br />
<br />
Bilindiği üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın projede bir gecikme olmaması için yayınladığı genelge ile sürecin hızlandırılması istenmiş ve bu genelge başta Mersin Nükleer Karşıtı Platformu olmak izere kamuoyunun tepkisini çekmişti.<br />
<br />
AKP Hükümeti Danıştay kararına rağmen 2011 Nisan'ında yaptığı düzenleme ile Akkuyu Nükleer Santrali'ne ÇED muafiyeti getirmişti. Buna göre ÇED toplantısı aşaması yapılmaksızın süreç işleyebilecekti. Ancak Mersin Nükleer Karşıtı Platformu'nun girişimleri sonucunda yüklenici firma Akkuyu NGS Elektrik Üretim AŞ. "ÇED Sürecine Halkın Katılımı Toplantısı" yapmak durumunda kaldı.<br />
<br />
Toplantıya katılımın KESK eyleminde olduğu gibi engellenmemesi için dün akşamdan Büyükeceli Beldesi'ne giden Mersin NKP üyeleri, sabah gelen kafile ile birlikte toplantının yapılacağı salona gitti. Akkuyu'daki ÇED toplantısına İstanbul ve Ankara'dan 1 otobüs ile gelen TMMOB üyeleri de katıldı. Jandarma tarafından engellenmek istenen kitle ısrarcı olarak salona girdi.<br />
<br />
Salonda yapılan konuşmalar sırasında tartışma yaşanması ile toplantının yapılması engellendi. Toplantıda itirazlarını ileten TKP üyeleri ise polis tarafından gözaltına alınmakla tehdit edildi.<br />
<br />
Zaman zaman gerginleşen toplantısa yaşanan arbede sırasında göz altına alınan 3 SDP üyesi, NKP üyelerinin ısrarı sonucu serbest bırakılırken, Akkuyu NGS Elektrik Üretim A.Ş. yetkililerinin toplantıyı Jandarma Karakolu'nda hazırlanan bir tutanak ile "yapıldı" şeklinde kaydettirme girişimi de engellenerek "halkın yoğun protestosu nedeniyle toplantı yapılamadı" ifadesi ile tutanak tutuldu.<br />
<br />
(soL)<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İmamın Ordusu ODTÜ'de de saldırdı]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7090</link>
			<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 21:32:03 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7090</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Kamu emekçilerine yönelik polis saldırısını protesto etmek için ODTÜ'den AKP İl Başkanlığı'na yürümek isteyen öğrencilere polis tazyikli su ve gaz bombasıyla müdahale etti.<br />
<br />
Akşam saatlerinde ODTÜ önünde bir basın açıklaması yapan kalabalık grup, polis barikatına rağmen AKP İl Başkanlığı'na yürüyeceklerini belirtti.<br />
 <br />
Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine oturma eylemi başlatan gruba polis tazyikli su ve biber gazıyla saldırdı. Öğrencilerin saldırıya taşla karşılık vermesi üzerine polis kampüsün içine kadar girerek gaz bombası atmaya devam etti. Sıkılan gazların yoğunluğundan Eskişehir yolu ve kampüs civarı gaz bulutu altında kalırken, öğrenciler ve gazeteciler de yoğun gazdan etkilendi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Kamu emekçilerine yönelik polis saldırısını protesto etmek için ODTÜ'den AKP İl Başkanlığı'na yürümek isteyen öğrencilere polis tazyikli su ve gaz bombasıyla müdahale etti.<br />
<br />
Akşam saatlerinde ODTÜ önünde bir basın açıklaması yapan kalabalık grup, polis barikatına rağmen AKP İl Başkanlığı'na yürüyeceklerini belirtti.<br />
 <br />
Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine oturma eylemi başlatan gruba polis tazyikli su ve biber gazıyla saldırdı. Öğrencilerin saldırıya taşla karşılık vermesi üzerine polis kampüsün içine kadar girerek gaz bombası atmaya devam etti. Sıkılan gazların yoğunluğundan Eskişehir yolu ve kampüs civarı gaz bulutu altında kalırken, öğrenciler ve gazeteciler de yoğun gazdan etkilendi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkan Oğur  //  Dönmez Yol]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7088</link>
			<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 08:09:00 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7088</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Erkan Oğur'un son albümü "Dönmez Yol" CD ve Plak /// Latest album by Erkan Oğur "Dönmez Yol" on CD & LP<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Erkan Oğur'un son albümü "Dönmez Yol" CD ve Plak /// Latest album by Erkan Oğur "Dönmez Yol" on CD & LP<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İTÜ Bağlama Günleri 2012]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7087</link>
			<pubDate>Tue, 20 Mar 2012 22:00:31 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7087</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeraltı /  Zeki Demirkubuz]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7086</link>
			<pubDate>Tue, 20 Mar 2012 21:58:16 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7086</guid>
			<description><![CDATA[12  NİSAN'DA SİNEMALARDA<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[12  NİSAN'DA SİNEMALARDA<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nice Senelere :)]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7084</link>
			<pubDate>Wed, 14 Mar 2012 20:55:50 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7084</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İlknur YAKUPOĞLU]]></title>
			<link>http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7083</link>
			<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 12:02:07 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.katreyiz.com/showthread.php?tid=7083</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
İlknur Yakupoğlu 1968 Tonya doğumludur. Müziğe 12 yaşında bağlama çalarak ve şarkı söyleyerek başladı. Tonya’da tamamladığı lise eğitiminden sonra Ankara’da Büyükşehir Belediye Korosu ve Kültür Bakanlığı HAGEM (Halk Müziği Araştırma Geliştirme Merkezi) topluluğunda solist olarak çalıştı. Daha sonra kemençe çalmaya başlayan sanatçı aynı zamanda Tonya’da çeşitli derleme çalışmaları yapmıştır. 2005 yılında, “Yakınlar Uzak Oldu” başlıklı, müzik yönetmenliğini Fuat Saka’nın yaptığı, çoğunluğu kendi derlemelerinde oluşan bir albüm hazırlamıştır. Türkiye’de ve yurtdışında çeşitli solo konserler vermiş,aynı zamanda Kardeş Türküler, Grup Helesa gibi farklı grupların konserlerinde de yer almıştır. Müzik yaşamına Ankara’da devam etmektedir.<br />
<br />
http://www.ilknuryakupoglu.com.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
İlknur Yakupoğlu 1968 Tonya doğumludur. Müziğe 12 yaşında bağlama çalarak ve şarkı söyleyerek başladı. Tonya’da tamamladığı lise eğitiminden sonra Ankara’da Büyükşehir Belediye Korosu ve Kültür Bakanlığı HAGEM (Halk Müziği Araştırma Geliştirme Merkezi) topluluğunda solist olarak çalıştı. Daha sonra kemençe çalmaya başlayan sanatçı aynı zamanda Tonya’da çeşitli derleme çalışmaları yapmıştır. 2005 yılında, “Yakınlar Uzak Oldu” başlıklı, müzik yönetmenliğini Fuat Saka’nın yaptığı, çoğunluğu kendi derlemelerinde oluşan bir albüm hazırlamıştır. Türkiye’de ve yurtdışında çeşitli solo konserler vermiş,aynı zamanda Kardeş Türküler, Grup Helesa gibi farklı grupların konserlerinde de yer almıştır. Müzik yaşamına Ankara’da devam etmektedir.<br />
<br />
http://www.ilknuryakupoglu.com.tr]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>
